🎇 Do Ve Make Ile Kullanılan Kalıplar
StandartC Programlama Dili. 4.3.5. İlkleme . 4.3.4. Fonksiyonlar Ve extern Değişkenler. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, küresel bir değişkenin etki alanı normalde tanımlanmış olduğu kaynak dosyanın sonuna kadar olan kısımdır. Ancak, başka dosyalarda veya aynı dosyada fakat daha ileride tanımlanmış bulunan küresel
badminton – badminton. field hockey – çim hokeyi. diving – dalış. cricket – kriket. Şimdi de İngilizcede çeşitli oyunlar ve sporlarla birlikte kullanılan fiillere bakalım. İngilizcede spor ve oyunlarla kullanılan üç fiil vardır: play, do ve go. Aşağıda her birinin nasıl kullanıldığını görebilirsiniz.
David De Lossy/. Getty Images. Up until WWII, chewing gum was made of a substance called chicle mixed with flavorings. Chicle is a latex sap that comes from the sapodilla tree (native to Central America). In other words, chicle is a form of rubber. Just like rubber bands don't dissolve when you chew them, neither does chicle.
Customer I noticed that some stuff I put into the bag were lost. (Çantaya koyduğum bazı şeylerin kaybolduğunu farkettim) And then I found a hole in the bottom of the bag (Ve ardından çantanın dibinde bir delik buldum) and lost things were in that hole. (ve kayıp şeyler o deliğin içindeydi.) Store Manager: Okay, I’ll help you.
Studywith Quizlet and memorize flashcards containing terms like آتَى-يُؤْتِي-الإيتاء, جَلِيل(ج)أجلّاء, حَقِير (ج) حُقَراء and more.
School life İngilizce okul hayatı, sınıf kurallarını biliyorsunuz. Gelin bu davranışları İngilizce konuşalım. Aşağıda ki cümleleri öğreniniz! Do the homework. / Ev ödevini yap. Study your lessons. / Derslerine çalış. Go to bed early. / Erken yat.
Konuşma ingilizcesinde sık kullanılan kalıplar. I'm sure: Eminim. -I'm sure of it: Ondan eminim. -More or less: Aşağı yukarı. -So much the better!: Daha iyi ya! İsabet! -You seem to be out of sorts: Keyifsiz görünüyorsunuz. -Take it easy: 1-Kolay gelsin. 2-Aldırma!
Kurukazein böcek ve kemirgenlerden korunuyorsa iyi tutar; Nemli kazein, kalıplar ve bakteriler tarafından hızla saldırıya uğrar ve hoş olmayan bir koku alır. Özgül ağırlık 1,25 ila 1,31'dir. Kazein, farklı moleküler ağırlığa sahip bir fosfoproteinlerin bir karışımıdır.
B4. GNU Make Kullanımı. Kısım B.1’de kısmen anlatılan GCC seçenekleri ve derleme aşamaları dikkate alındığında, C programlarını derlemek ve bağlamak için kullanılan komutların çeşit ve karmaşıklık açısından büyük projelerde sıkıntı yaratabileceği düşünülebilir.
CLASSIFICATIONSYSTEM IN TRADEMARK REGISTRATION. In Turkish trademark registration system you can choose as many as classes in a single application. Each class requires additional fee. Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Chemicals used in industry, science, photography
PLANTES6001 50ml. 67 reviews. Add to cart — £18.00. Removes make-up from the face and eyes and gently cleanses. The skin is left supple, soft and comfortable. Texture transforming balm into oil then into milk. 100% naturally-derived ingredients, 65% from organic farming. Complimentary gift starts at £75. 60-day money back guarantee 2
İngilizce temel ifadeler arasından bu 30 kalıp yalnızca başlangıç. Yeni başlayan biri olarak öğrenebileceğin daha başka pek çok kolay İngilizce temel ifade var. Hazır olduğunda daha fazlası için şu yazılara göz at: Yeni başlayanlar için konuşma ifadeleri. Olumlu olmak ve diğerlerini cesaretlendirmek için ifadeler.
24Nn. DERS 57 DO & MAKE DO Do’yu bazı isimlerle eylemleri tanımlamak için veya insanlar üzerinde etkisi olan şeyler için kullanırız I can’t come with you. I have to do my homework. Seninle gelemem. Ev ödevlerimi yapmam lazım. ay kent kam vit hev tu du may homvörk. The campaign may have done more harm than good. Kampanya başarılı olmasından ziyade daha çok zarar verebilir. dı kampeyn may hev dan mor harm den gud. Do ile kullanılan isimler business, damage , an excercise, somebody a favour, no good , housework, somebody an injury, a job, research. Gündelik İngilizce’de do yu başka fiiller yerine bazı işler için kullanırız Can you do the shoes before we go to work? =clean the shoes,= ayakkabıları temizlemek İşe gitmeden önce ayakkabıları temizleyebilir misin? ken yu du dı şuuz bifor vi go tu vörk? Aren’t you going to do your hair? =comb/brush your hair,= Saçını taramak fırçalamak saçını yapmayacak mısın? arınt yu going tu du yor heyır? Aynı zamanda “do”’yu cook or make a curry, arrange flowers cut nails, hair, make beds, tidy cupboard, a desk, a garden yerine kullanırız. Genel veya belirsiz aktiviteler için “do”yu kullanırız I think Jane has done something to the laptop. I can’t get it to work. Sanırım Jane laptop’a bir şeyler yaptı. Onu çalıştıramıyorum. ay tink jeyn hez dan samting tu dı leptap. Ay kent get it tu vörk. Did you do anything about the broken door this morning? Kırık kapıyla ilgili bu sabah bir şeyler yaptın mı? did yu du eniting ebaut dı bırokın dor diz morning? İşler ve boş zaman aktivitelerinden bahsederken “do” yu –ing form ile isim olarak kullanırız. The, some, a bit of, a lot of…… gibi kelime ve sözcük öbekleri isimden önce kullanılır. I do the ironing while I’m watching TV. Televizyon seyrederken ütü yaparım. ay du ayrıning vayl aym voçing tivi. I’m hoping to do a bit of skiing while I’m visiting in Bursa. Bursa’yı ziyaret ederken biraz kayak yapmayı umuyorum. aym hoping tu du e bit ov siking vayl aym viziting in Bursa. “do” yu cleaning, gardening, cooking, washing up, shopping hakkında konuşurken kullanırız. MAKE Bir şey yaparken veya yaratırken “do” dan ziyade “make” kullanırız The company I work for makes children shoes. Benim çalıştığım şirket çocuk ayakkabıları yapar. dı kampani ay vörk for meyks çıldırın şuuz. I made some fresh coffee and gave him a cup. Biraz taze kahve yaptım ve ona bir fincan verdim. ay meyd sam fıreş kafi end gev him e kap. Bazı kişilerin yaptığı eylemler hakkında konuştuğumuz zaman “make” ı belirli isimlerle birlikte kullanırız Try not to make a noise! Gürültü yapmamayı deneyin! tıray nat tu meyk e noiz! He made an offer for my motorbike that I accepted. O benim motorsikletime bir teklif yaptı ve kabul ettim. hi meyd en offır for may motorbayk det ay ekseptıd. “make” ile kullanılan diğer isimler an announcement, an application, an arrangement, an attempt, a choice, a comment, a contribution, a desicion, a difference, a discovery, an enquiry, an excuse, a habit of doing something, a list, a journey, a mistake, Money, a call, a plan, a point, a promise, a remark, a sound, a speech, a suggestion. Bazı kişilerin belli işlerde veya pozisyonlarda ne kadar başarılı olduklarını veya olacaklarını söylerken veya bazı şeylerin belli bir amaç için na kadar başarılı olduklarını söylerken “make” kullanırız. She would probably have made an excellent minister. O muhtemelen mükemmel bir bakan olacak. şi vuld probabli hev meyd en eksılınt ministır. The old table would make a good place to put the stereo. Eski masa müzik setini koymak için iyi bir yer olacak. dı old teybıl vold meyk e gud pileys tu put dı sıteryo. Lütfen do veya make in doğru şeklini kullanarak cümleleri tamamlayınız. 1 The storm ……….a lot of damage to the flowers in the garden. 2 I’m sure we………….a definate arrangement to meet on Monday. 3 James always…………………an important contribution to our meetings. 4 We are ……………some research to try to find the original name of our company. 5 He was feeling unwell at the meeting, so he……..an excuse and left. ANSWERS 1 did 2 made 3 made/makes 4 doing 5 made Bugün Ne Öğrendik? Campaign Kampanya kampeyn Harm Zarar, ziyan harm Comb Taramak komb Brush Fırçalamak bıraş Tidy Derleyip toplamak, çeki düzen vermek taydi Curry Acılı bir Hint Yemeği köri Ski Kayak yapmak siki Fresh Taze fıreş Noise Gürültü noiz Offer Teklif ofır Accept kabul etmek eksept Excellent Mükemmel eksılınt Make an announcement Duyuru yapmak, İlan etmek meyk en ınaunsmınt Make an application Başvuruda bulunmak meyk en aplikeyşın Make an arrangement Ayarlama yapmak meyk en erıncmınt Make an attempt Girişimde bulunmak meyk en etempt Make a choice seçim yapmak, tercih yapmak meyk e çoyz Make a comment Yorum yapmak meyk e komınt Make a contribution Katkıda bulunmak meyk e kontribişın Make a desicion Karar vermek meyk e desiyşın Make a difference Fark etmek meyk e difrıns Make a discovery Keşif yapmak, Buluş yapmak meyk e diskavıri Make an enquiry İnceleme yapmak, soruşturma yapmak meyk en inkuri Make an excuse Özür dilemek, bahane etmek meyk en ekskuz Make a habit of doing something Bir şeyi yapmayı alışkanlık haline getirmek meyk e hebit ov doing samting Make a list Liste yapmak meyk e list Make a journey Yolculuk yapmak meyk e cörni Make a mistake Hata yapmak meyk e misteyk Make Money para yapmak meyk mani Make a call Telefon görüşmesi yapmak meyk e kol Make a plan Plan yapmak meyk e pilan Make a point üzerinde durmak meyk e point Make a promise Söz vermek meyk e pıromis Make a remark Söylemek, belirtmek meyk e rimark Make a sound Gürültü yapmak, ses yapmak, ses getirmek meyk e saund Make a speech Konuşma yapmak meyk e sipiç Make a suggestion Öneride bulunmak meyk e sacesçın Stereo Stereo Müzik Seti sıteryo Unwell Hasta, rahatsız, kötü anvel Ders Seti Index Beginner Ingilizce cümle Yapısı A ve An Demonstrative Pronouns Greetings - Selamlasmak Names - Isimler Where are you from? Nerelisiniz? Alphabet - Alfabe There is / There are - Vardır Some / Any - Bazı Countable Nouns Possessives Colors Numbers Imperatives Imperatives 2 How many? Time Days of the week Simple Present Tense Simple Present Tense2 To be Simple Past Tense Be going to Simple Future Tense Can & Can't TEST Elementary At It On Have Got Directions Subject Pronouns Must Adjectives Gerunds Frequency Adverbs Would Like Conditionals Be & To-be Simple Past Tense Present Continuous Tense Present Perfect Tense Simple Future Tense TEST Intermediate Tenses Since / For Present Perfect Continuous Present Perfect Tense Past Perfect Continuous Going to Future Continuous Future Perfect Tense Future Perfect Continuous Tense Too / Enough Would / Could TEST Advanced Wish / If As As If Linking Verbs Have / Have Got Do Make Passive Passives 2 Questions Adjectives Gradable Adjectives Adverbs Prepositions After Adjectives Comparison with Adjectives Comparison with Adjectives2 Prepositions after Verbs It and What Phrasal Verbs Phrasal Verbs2 TEST 2012 Her Hakkı Saklıdır.
İngilizce, dünya çapında konuşulması ile hayatımızın her alanında ihtiyaç duyduğumuz bir dil durumundadır. Herhangi bir yabancı dizi, film veya program izlerken İngilizce günlük konuşma kalıpları karşımıza çıkmaktadır. Temel İngilizcenizi geliştirmek ve İngilizce günlük kalıpları öğrenebilmek için belirli kriterlere dikkat etmeniz oldukça önemlidir. Peki, “İngilizce günlük konuşma kalıpları nelerdir?”, “İngilizce konuşma kalıpları nasıl öğrenilir?” ve “Bu kalıplar ile anlamları nelerdir?” Bu yazımızda, konu hakkında merak edilenleri sizler ile paylaşacağız. Bu Konu Dikkatinizi Çekebilir Dev İngilizce Konuşma Pratiği Rehberi İngilizce Günlük Kalıpları Bilmek Neden Önemli? Günümüz dünyasında İngilizce öğrenmek ve etkili bir şekilde İngilizce iletişim kurabilmek bizler için bir zorunluluk haline gelmeye başladı. İngilizce günlük konuşma cümleleri her zaman ihtiyaç duyacağımız ve öğrenmemiz gereken cümle yapılarıdır. Eğitim ve iş hayatının yanı sıra birçok alanda yabancı dile özellikle de İngilizceye ihtiyaç duymaktayız. İngilizce günlük konuşma cümlelerini öğrenmeniz, etkili bir şekilde iletişim kurabilmenize yardımcı olur. Ayrıca bu cümle kalıpları ile herhangi bir yabancı dizi, film veya program izlerken temel İngilizce cümle yapılarını anlayabilirsiniz. İngilizce Günlük Konuşma Kalıplarını Öğrenirken Yapmanız Gerekenler Dil öğrenmek duyusal bir aktivite olduğu için İngilizce iletişim kurarken dinleme ve konuşma becerilerinizi kullanarak, çok yönlü dil becerileri geliştirebilirsiniz. Bazen öğrendiğiniz İngilizce, günlük konuşmalarda konuşulan İngilizce ile tam olarak uyuşmayabilir. İngilizce konuşmanın en güzel yanı, kullanılan dilin çeşitliliğidir. İngilizce günlük konuşma kalıplarını öğrenirken izleyebileceğiniz pek çok metot mevcuttur. Bunlara; İngilizce alt yazılı dizi, film, program ve videolar izlemek şeklinde örnekler verilebilir. İzlediğiniz yabancı bir dizi veya filmde sürekli olarak günlük konuşma kalıplarını görebilirsiniz. Özellikle sitcom tarzı dizilerde bu durum daha da fazla görülebilir niteliktedir. Sürekli olarak durdurabileceğiniz ve altyazılı bir şekilde izleyebileceğiniz platformlar ile dizi, film izlemelisiniz. Bu şekilde yanlış duyduğunuz veya nasıl yazıldığını kaçırdığınız noktada geri alarak tekrar dinleyebilir ve yazılışını kontrol edebilirsiniz. Ayrıca bu yöntem dahilinde çalışmanız, sizin için daha da faydalı olacaktır. Anadili İngilizce olan kişilerle konuşmak için oldukça etkili bir pratik olabilir böylece onlardan kendilerini tekrar etmelerini istemek zorunda kalmazsınız! Düzenli olarak öğrendiğiniz cümle kalıplarını tekrar etmelisiniz. Pratik yaparak bu cümle yapılarının anlamlarını öğrenmeniz oldukça önemlidir. Bu noktada İngilizceyi hayatınızın bir parçası haline getirmelisiniz. İngilizce günlük konuşma kalıplarını öğrenmeniz, konuşma becerilerinizi geliştirmenize ve daha pratik şekilde cümle kurabilmenize yardımcı olur. Öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır. Kendinize bir çalışma planı oluşturun ve her gün pratik yapın. Çalışma planınızda, haftada kaç saat pratik yapacağınızı belirleyin ve bunu her hafta artırarak devam ettirin. Bir çalışma rutini oluşturmanız ve en önemlisi buna istekli olmanız oldukça önemlidir. Ailenize ve arkadaşlarınıza çalışma planınızdan bahsedin. Sizi çalışmaya zorlamalarını sağlayın. Öğrendiğiniz yeni cümle kalıplarının yazılı olduğu bir not defteri hazırlayın. Bunları düzenli olarak diyaloglar içerisinde kullanın. İngilizce cümle kalıplarını etkili bir şekilde öğrenebilmek için konuşmak oldukça önemlidir. Bu konuşma pratiğini bir native speaker ile yapmak, sizin için daha faydalı olacaktır. Ezberleyerek öğrenmeye çalıştığınız cümle kalıpları, kısa süreli çalışma için etkilidir çünkü ezberleme yöntemi dil öğreniminde etkili bir yöntem değildir. Dili bir refleks ve davranış olarak benimsemelisiniz. Dil edinmek ezberleyerek öğrenmek demek değildir. Cümlelerin içerisinde geçen bir kelimeyi aklınızda tutmak için farklı bir yöntem kullanabilirsiniz. Kendinizi düzenli olarak test edin. Kendinize öğrendiğiniz cümle kalıplarının hangi bağlamda kullanılabileceğine dair bir şablon oluşturun ve bu cümle yapılarını o diyaloglara yerleştirmeye çalışın. Kendinize hazırladığınız bu mini sınav ile hem soruları hazırlarken pratik yapmış olur hem de daha fazla akılda kalıcı olmasını sağlarsınız. Kendinizi öğrenmek istediğin alanları da öğrenerek ve başarılarınızı ödüllendirerek öğrenmeniz oldukça önemlidir. Bu durum çalışma motivasyonunuzu kaybetmemenize yardımcı olur. Çalışma metodu olarak sizin için hangi yöntemlerin daha faydalı olduğunu düşünün ve bu yöntemlere bağlı kalarak pratik yapın. Cümle yapılarını tamamen öğrendiğinizden emin olduğunuzda dahi belirli zaman aralıkları ile bu yapıları tekrar etmeniz oldukça önemlidir. Bu hem tekrar tekrar pratik yapma alışkanlığı kazanmanıza hem de cümle yapılarını unutmamanıza yardımcı olur. Çalışma sürenizin 30 dakikadan fazla olmamasına özen gösterin. 30 dakika pratik ve 10 dakika mola şeklinde bir çalışma sistemi oluşturun. Bu şekilde daha da verimli bir şekilde çalıştığınızı siz de fark edeceksiniz. Günlük cümle kalıplarını daha etkili bir şekilde öğrenmek için BukyTalk eğitim seanslarımızdan da yararlanabilirsiniz. Native speaker öğretmenlerin verdiği konuşma eğitimlerimizde günlük sohbet diyaloglarını bilmeniz gereken cümle kalıplarını ve sık kullanılan yapıları etkili bir şekilde öğrenmeniz mümkün. Bu Konu Dikkatinizi Çekebilir Uyurken Yabancı Dil Öğrenmek Mümkün Mü? Öğrenin Günlük Hayatta Sıklıkla Kullanabileceğiniz 40 Adet İngilizce Kalıp Believe me. İnan bana Call me back. Beni geri ara Give me a hand Bana yardım et, şuna bir el at anlamlarında kullanılır. As soon as possible En kısa zamanda, ilk fırsatta anlamlarında kullanılmaktadır. I do not understand Anlamadım How old are you? Kaç yaşındasın? What did you say? Ne dedin? What do you need? Neye ihtiyacın var, sana ne lazım anlamında kullanılmaktadır. What do you think? Ne düşünüyorsun? What do you want? Ne istiyorsun? Is everything OK? Her şey yolunda mı? What are you doing? Ne yapıyorsun? Absolutely not. Kesinlikle olmaz. I have no idea. Hiçbir fikrim yok. I agree. Katılıyorum It’s on the tip of my tongue Dilimin ucundaydı, dilimin ucunda anlamında kullanılır. It’s ok. Önemli değil, canın sağ olsun anlamında kullanılmaktadır. See you Görüşürüz. See you next time Sonra Görüşürüz ve bir dahaki sefere görüşürüz anlamlarında kullanılmaktadır. I decline! Kabul etmiyorum. What’s your phone number? Telefon numaran ne? What is your job? Yaptığın iş ne? Where are you from? Nerelisin? What is your name? Adın ne? What is going on? Neler oluyor? Follow me Beni takip et. God bless you Birçok anlama sahip bu kelime genellikle insanlar hapşırdığı zaman “Çok yaşa” demek için kullanılmaktadır. It is very thoughtful of you Çok düşüncelisin I just made it Şimdi yaptım. I am at home Evdeyim Is all good? Her şey yolunda mı? Not problem Problem değil. So I do Öyle yapıyorum. What is your e-mail adress? E-mail adresin ne? Enjoy yourself İyi eğlenceler It is for the best Böylesi en iyisi. What do you want to do? Ne yapmak istiyorsun? So so İdare eder. When is the train leaving? Tren ne zaman kalkacak? What is the weather like? Hava nasıl? BukyTalk ekibi olarak bu yazımızda sizlere İngilizce kalıp cümleler’’ hakkında çeşitli bilgiler ve örnekler sunduk. Siz değerli okurlarımız için faydalı olmasını diler, okuduğunuz için teşekkür ederiz. Daha fazla bilgilendirici içerik için blog sayfamızı takip edin! Öğrendiğiniz bilgileri pratiğe dönüştürmek için adresinden veya yanda çıkan WhatsApp ikonundan ücretsiz seansımıza katılın! Ardından size uygun BukyTalk Paketlerinden yararlanın!
By Last updated March 5, 2019 İngilizce Temel İfadeler İnanılmaz Derecede Faydalı 30’dan Fazla Altın Kalıp “Hi” ve “How are you?”dan daha fazlasını konuşmak ister misin? İleri düzeye ulaşana dek beklemek yerine artık ana dili İngilizce olan bir gibi konuşmak ister misin? Öyleyse doğru yerdesin! İngilizce temel ifadeler burada. Aşağıda insanların her gün kullandıkları İngilizce 30 temel ifade var. Bunlar, İngilizce bilgini artırmanı sağlayacak faydalı kalıplar. İlk olarak, bu yeni ifadeleri nasıl öğreneceğine dair birkaç fikre bakalım. İngilizce Temel İfadeler ve Kalıplar Nasıl Öğrenilir? İlk olarak aşağıdaki her bir İngilizce ifadeyi okurken 4 kez yüksek sesle söyle. Evet, dört kez! Bunlar kısa ifadeler. Sonra, bu İngilizce temel ifadeler listesinin çıktısını al. Eğer konuşabileceğin bir arkadaşın varsa sen bir taraftan bu ifadeleri akıllı telefonuna, bilgisayarına veya kayıt cihazına kaydederken arkadaşından da bunları söylemesini iste. Bu yöntemle kayıtları dinleyebilir ve kendi kendine evde telaffuz alıştırmaları yapabilirsin. Başka, her gün üzerinde durabileceğin iki ifade seç. İşte, her bir ifadeyi öğrenmek için her gün ne yapabilirsin Bu ifadeyi kullanabileceğin bir durumu kafanda resmet. Ortamdaki diğer insanları ve ne söylediklerini hayal et. Kendini bu ifadeyi söylerken düşün. Televizyon izlerken, radyo dinlerken, blog okurken vb. durumlarda, bu ifadeyi ara/dinle. Ayrıca, gündelik yazılarında bu ifadeyi kullan. Twitter’da bir tweet, bir Facebook paylaşımı veya bir arkadaşına e-posta yaz. Son olarak bu ifadeyi en az 2 olmak üzere yaptığın 5 gerçek sohbette kullan. Listene ifadeleri yaz ve öğrendiğin her bir ifadeyi kontrol et. Günde iki ifade çalışarak, 15 gün içinde tüm listeyi öğreneceksin! Yahut da her gün bir ifade öğrenirsen, bir ay içerisinde bütün bu ifadeleri öğrenmiş olacaksın. Her Yerde İşine Yarayacak İngilizce Temel İfadeler İngilizce temel ifadelerden özellikle ilk sekiz kalıp pek çok farklı durumda kullanılabilir. Thanks so much. Bu, birine teşekkür etmek için kullanabileceğin basit bir cümle. Daha fazla şey eklemek için şunları söyle Thanks so much + for + [isim] / [fiile -ing ]. Örneğin Thanks so much for the birthday Money. Doğum günü harçlığı için çok teşekkür ederim. Thanks so much for driving me home. Beni eve götürdüğün için çok teşekkürler. I really appreciate… Birine teşekkür etmek için bu ifadeyi de kullanabilirsin. Örneğin diyebilirsin ki I really appreciate your help. Yardımın için çok müteşekkirim/minnettarım. Ya da 1 ve 2’yi bağlayabilirsin Thanks so much for cooking dinner. I really appreciate it. Yemeği pişirdiğin için çok teşekkür ederim. Buna gerçekten müteşekkirim/minnettarım. Thanks so much. I really appreciate you cooking dinner. Çok teşekkürler. Yemeği pişirdiğin için çok müteşekkirim/minnettarım. Excuse me. İlerlerken biri yolunu kapatıyorsa “Excuse me” de. Birinin sana bakmasını istediğinde de bu ifadeyi kullanabilirsin. Örneğin Excuse me sir, you dropped your wallet. Affedersiniz beyefendi, cüzdanınızı düşürdünüz. Excuse me, do you know what time it is? Affedersiniz, saat kaç biliyor musunuz? I’m sorry. İster küçük ister büyük bir şey olsun, özür dilemek için bu ifadeyi kullan. Daha fazla bilgi vermek için “for” kullan. Örneğin I’m sorry for being so late. Çok geç kaldığım için özür dilerim/üzgünüm. I’m sorry for the mess. I wasn’t expecting anyone today. Dağınıklık için özür dilerim/üzgünüm. Bugün kimseyi beklemiyordum. Bir şeyden dolayı çok üzgün olduğunu belirtmek için “really” kullanabilirsin. I’m really sorry I didn’t invite you to the party. Seni partiye davet etmediğim için gerçekten üzgünüm/özür dilerim. What do you think? Bir konu hakkında birinin görüşünü merak ediyorsan bu soruyu kullan. I’m not sure if we should paint the room yellow or blue. What do you think? Odayı sarıya veya maviye boyasak mı emin değilim. Sen ne düşünüyorsun/dersin? How does that sound? Bir fikrin varsa veya bir plan teklif edeceksen diğerlerinin ne düşündüğünü anlamak için bu ifadeyi kullan. We could have dinner at 6, and then go to a movie. How does that sound? Saat 6’da yemek yiyebilir sonrada sinemaya gidebiliriz. Ne dersin? Let’s hire a band to play music, and Brent can photograph the event. How does that sound? Müzik yapmaları için bir grup kiralayalım ve Brent de etkinliğin fotoğraflarını çekebilir. Ne dersin? That sounds great. Bir fikri sevdiysen 6’ya bu ifade ile cevap verebilirsin. “Great” kelimesini “awesome”, “perfect”, “excellent” ya da “fantastic” gibi eş anlamlı bir kelime ile değiştirebilirsin. A My mom is baking cookies this afternoon. We could go to my house and eat some. How does that sound? A Öğleden sonra annem kurabiye pişirecek. Evet gidip yiyebiliriz. Ne dersin? B That sounds fantastic! B Harika! Oh never mind. Diyelim ki biri açıklamaya çalıştığın bir fikri anlamıyor. Defalarca onu açıkladıysan ve artık durmak istiyorsan yalnızca “oh, never mind.” diyebilirsin. Artık başka bir şey hakkında konuşabilirsin. Ayrıca “önemli değil” ya da “unut gitsin” anlamında “never mind” kullabilirsin. Bu gibi durumlarda samimi bir ses tonuyla ve gülümseyerek bunu söyle. Aksi takdirde bu ifadeyi düşen bir ton ile yavaşça söylediğin zaman bu rahatsız olduğun veya üzüldüğün anlamına gelebilir. A Are you going to the grocery store today? A Bugün manava gidecek misin? B No, I’m not. But why—do you need something? B Hayır. Fakat neden – bir şey mi lazım? A Oh, never mind. It’s okay, I’ll go tomorrow A Boş ver. Tamam, yarın gideceğim. İngilizce Öğrenenler için Temel İfadeler İngilizce öğrenen biri olarak İngilizcenin ana dilin olmadığını anlatman gerekebilir. İngilizceyi ana dilini olarak konuşanlardan ifadeleri ve kelimeleri tekrar etmelerini ya da daha yavaş konuşmalarını isteyeceğin durumlar olabilir. Bunun için aşağıdaki ifadeler çok faydalı olacak. I’m learning English. Bu basit ifade ile İngilizcenin ana dilin olmadığını insanlara anlatabilirsin. Tamamen yeni başlamış biri isen I’dan sonra “just started” ekle “I just started learning English.” “İngilizce öğrenmeye yeni başladım.” My name is Sophie and I am learning English. Benim adım Sophie ve İngilizce öğreniyorum. I don’t understand. Birinin ne demek istediğini anlamadığın zaman bu ifadeyi kullan. Sorry, I don’t understand. The Electoral College seems very confusing! Affedersiniz, anlamıyorum. ABD Seçmenler Heyeti çok kafa karıştırıcı geliyor! Could you repeat that please? Birinin bir kelimeyi, soruyu veya ifadeyi tekrar söylemesini istiyorsan bu soruyu kullan. “to repeat” “tekrar söylemek” anlamında geldiği için “Could you say that again please?” şeklinde de sorabilirsin. “please” sözcüğünü ya sorunun sonunda ya da “you” dan sonra söyleyebiliriz, şöyle ki Could you please repeat that? Lütfen, tekrar edebilir misiniz? Could you repeat that? Tekrar edebilir misiniz, lütfen? Could you please talk slower? Ana dilini konuşanlar çok hızlı konuşabilirler. Hızlı bir İngilizcenin anlaşılması zordur. Birinden daha yavaş konuşmasını istemek kolay bir yoldur. Not Bu ifade dil bilgisi kuralları açısından doğru değil. Ancak günlük gündelik hayatta çok sık kullanılır. Dil bilgisi açısından doğru soru “Could you please talk more slowly?” olacaktır. Çünkü “slowly” bir zarftır bu yüzden “talk” gibi fiilleri niteler. “Slower” bir karşılaştırma sıfatıdır, bu da fiilleri değil, isimleri insanları, yerleri veya eşyaları nitelerken kullanılması gerektiği anlamına gelir. Örneğin My car is slower than yours. – Benim arabam seninkinden daha yavaş. A You can give us a call any weekday from 800 to 500 at five five five, two five zero eight, extension three three— A Hafta içi her gün saat 800’dan 500’a kadar 5552508 dahili 33’ten arayabilirsiniz- B I’m sorry, could you talk slower? B Affedersiniz, daha yavaş konuşabilir misiniz? Thank you. That helps a lot. Birisi senin için daha yavaş konuşmaya başladığında bu ifade ile ona teşekkür et. Bunu diğer pek çok durumda kullanabilirsin de. A Ben, could you please make the font bigger? It’s hard for me to read the words A Ben yazı tipini biraz daha büyütür müsün? Kelimeleri okurken zorlanıyorum. B Sure! B Tabii ki! I’ll change it from size 10 to 16. How’s this? B Büyüklüğü 10’dan 16’a değiştireceğim. Bu nasıl? A Thank you. That helps a lot. A Teşekkür ederim. Bu çok yardımcı oldu. What does ~ mean? Yeni bir kelime gördüğünde ya da duyduğunda anlamını sormak için bu ifadeyi kullan. A What does “font” mean? A”font“ ne demek? B It’s the style of letters, numbers and punctuation marks when you type. A common font in the USA is Times New Roman. B Yazı yazarken harflerin, sayıların, noktalama işaretlerinin biçimidir. ABD’deki yaygın yazı tipi Times New Roman’dır. How do you spell that? İngilizce yazılış zor olabilir, o halde bu soruyu mutlaka öğren. Ayrıca birine “Could you spell that for me?” şeklinde de sorabilirsin. A My name is Robbertah Handkerchief. A Adım Robbertah Handkerchief. B How do you spell that? B Nasıl yazılıyor? What do you mean? Kelimeleri tek tek anladığın halde bir bütün olarak ne ifade ettiğini anlamadığında bu soruyu kullan. Birinin sana ne anlattığıyla ilgili kafan karışırsa bunu sorabilirsin. A The Smiths do have a really nice house, but the grass is always greener on the other side. A Smithler’in gerçekten güzel bir evi var fakat diğer tarafta çimler daima daha yeşildir. B What do you mean? B Ne demek istiyorsunuz? A I mean that if we had the Smith’s house, we probably wouldn’t be happier. We always think other people have better lives than us, but other people have problems too. A Eğer Smithler’in evi bizim olsaydı muhtemelen biz daha mutlu olmazdık demek istiyorum. Daima diğer insanların bizden daha iyi bir hayata sahip olduğunu düşünürüz fakat diğer insanların da problemleri var. “The grass is always greener on the other side – Diğer tarafta çimler daima daha yeşildir” sözü Türkçe’deki “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür” atasözüne benzer. Arkadaş Edinmek ve Kendini Tanıtmak için Kullanabileceğin Kalıplar İşte, yeni insanlarla tanıştığın zaman kendini tanıtmak için kullanabileceğin ve onlar hakkında daha fazla şey öğrenmeni sağlayacak İngilizce temel kalıplar. Hi! I’m [adın]. And you? Yeni arkadaşlarla tanıştığında kullanabileceğin resmi olmayan günlük dilde selamlaşma ifadesidir. Eğer insanlar sana isimlerini söylemiyorlarsa “And you?” veya “And what’s your name?” diye sorabilirsin. Hi! I’m Rebecca. And you? Merhaba! Ben Rebecca. Ya sen? Nice to meet you. Birbirinizin adını öğrendikten sonra bu ifadeyi söylemek bir nezakettir. A Hi Rebecca, I’m Chad. A Merhaba Rebecca, Ben Chad. B Nice to meet you, Chad. B Tanıştığımıza memnun oldum, Chad. A Nice to meet you too A Ben de memnun oldum. Where are you from? Birinin nereli olduğunu öğrenmek için bu soruyu sor. Bu soruya “I’m from ~.” ile cevap ver. Bu soruya İngilizce cevap verebilir misin? Hemen şimdi soruyu ve cevabını yüksek sesle söyle. 4 kez, unutma! A Nice to meet you, Sergio. So, where are you from? A Tanıştığımıza memnun oldum, Sergio. Peki, nerelisin? B I’m from Spain. B İspanyalıyım. What do you do? Pek çok yetişkin tanıştıklarında birbirlerine bu soruyu sorar. Hayatını idame ettirmek için ne yapıyorsun işin ne, ne işle meşgulsün, ne iş yapıyorsun anlamındadır. Bence bu soru biraz sıkıcı, bu yüzde ben başka sorular soruyorum. Fakat pek çok insan sana bu soruyu büyük ihtimalle soracak A What do you do, Cathleen? A Ne iş yapıyorsun Cathleen? B I work at the university as a financial specialist. B Üniversitede finans uzmanı olarak çalışıyorum. What do you like to do in your free time? Birine işinin adını sormak yerine, ne yapmaktan keyif aldığını sormayı tercih ediyorum. Bu cevaplar genelde daha fazla ilginç oluyor! A So Cathleen, what do you like to do in your free time? A Peki Cathleen, boş zamanlarında ne yapmayı seviyorsun? B I love to read and to garden. I picked two buckets of tomatoes last week! B Okumayı ve bahçe işlerini seviyorum. Geçen hafta iki kova domates topladım! What’s your phone number? Yeni tanıştığın birisi ile iletişim halinde bulunmak istiyorsan telefon numarasını öğrenmek için bu soruyu sor. Eğer e-posta adresini öğrenmek istiyorsan “phone number”ı “email address” ile değiştir. Bazı insanlardan daha gündelik olarak “Can I get your ~?,”, “Can I get your phone number?” şeklinde de kullandıklarını duyabilirsin. It would be great to meet up again sometime. What’s your phone number? Bir ara tekrar buluşmak harika olurdu. Telefon numaran ne? Do you have Facebook? Pek çok insan Facebook vasıtasıyla iletişimde temasta bulunuyor. Birinin Facebook hesabı olup olmadığını öğrenmek için bu soruyu kullan. Ayrıca “Are you on Facebook?” şeklinde de sorabilirsin. Let’s keep in touch! Do you have Facebook? Haberleşelim! Facebook’un var mı? İş Yerinde Kullanabileceğin Temel İngilizce Kalıplar Son olarak iş yerinde kullanabileceğin kalıplardan 7 tanesine değinelim. How can I help you? Bir müşteri hizmetlerinde çalışıyorsan, bu ifadeyi çok kullanacaksın. Ayrıca telefona cevap verirken de çok sık kullanılan bir ifadedir. [Telefonda] Hello, this is Rebecca speaking. How can I help you? Merhaba, Ben Rebecca. Nasıl yardımcı olabilirim. I’ll be with you in a moment. Biri seni görmek istediğinde, öncelikle bir şeyi bitirmek için çok kısa bir süreye ihtiyacın varsa bu ifadeyi kullan. Bir mağazada müşteri bekliyorsa bir sonraki sıranın onda olduğunu göstermek için bu cümleyi kullan. “moment”ı “minute” ile değiştirebilirsin “I’ll be with you in just a minute.” “Bir dakika, sizinle ilgileneceğim”. Bu durum için bir başka yaygın ifade de “I’ll be right with you.” “Birazdan/Hemen size döneceğim”. Good morning! I’ll be with you in a moment. Günaydın! Birazdan sizinle ilgileneceğim. What time is our meeting? Bir etkinliğin saatini sormak için bu soru yapısını kullanabilirsin”What time is [etkinlik]?” Belirli bir gündeki bir toplantıyı sormak istiyorsan “on [gün].” ekle. Örneğin “What time is our meeting on Thursday?” “Perşembe günü toplantımız saat kaçta?” What time is our meeting on Wednesday? Çarşamba günü toplantı saat kaçta? Please call me back at… Birinin seni aramasını ya da yeniden aramasını geri dönüş yapmasını istediğinde telefon numaranı vermek için bu ifadeyi kullan. Hi, this is Cathleen from the financial office. Merhaba, ben mali bürodan Cathleen. I’m wondering if you found those missing receipts. Şu kayıp makbuzları bulup bulmadığınızı merak ediyorum. Please call me back at 555-5555. Thanks! Lütfen, bana 555-5555’ten dönüş yapın. Teşekkürler Oh really? Actually, I thought… Birine katılmadığın zaman “Actually, I thought…” kullanmak “No” veya “You’re wrong.” söylemekten daha nazik ve kibar bir söyleme biçimidir. Bu ifade, herhangi birinden farklı bir fikre sahip olduğunu ifade ederken çok işine yarayacak. A So Sam’s coming in tonight at 8, right? A Yani, Sam bu gece saat 8’de geliyor, değil mi? B Actually, I thought he wasn’t working at all this week. B Aslında bu hafta çalışmadığını düşünmüştüm. A Oh, ok. I’ll have to look at the schedule again. A Ha, tamam. Programa tekrar bakmak zorunda kalacağım. Actually, I [fiil]… 28’de olduğu gibi “actually, I…” ifadesini pek çok farklı fiille kullanabilirsin “heard,” “learned,” “am,” “can,” “can’t,” vs. Yukarıda olduğu gibi aynı durum için bunu da kullanabilirsin; birinden farklı bir görüşe sahip olduğun zamanlarda kullanacağını unutma! A Did you finish the reports? A Raporları bitirdin mi? B Actually I am running a bit behind, but they’ll be done by noon! B Aslında, biraz geride kaldım fakat öğlene kadar hazır olurlar. C When you type, always put two spaces between sentences. C Yazı yazarken, cümleler arasına her zaman iki boşluk koyun. D Actually, I learned to put a single space between sentences. D Aslında, cümleler arasına iki boşluk koymayı daha önce öğrendim. I’m just about to [fiil]… Bir şeye kısa bir zaman sonra başlayacaksan sen “just about to”sun yani bir şeyi yapmak üzeresin. I’m just about to send those faxes. Şu faksları tam göndermek üzereydim. I’m about to go and pick up some coffee. Do you want anything? Tam gidip bir kahve almak üzereydim. Başka bir şey ister misin? İngilizce temel ifadeler arasından bu 30 kalıp yalnızca başlangıç. Yeni başlayan biri olarak öğrenebileceğin daha başka pek çok kolay İngilizce temel ifade var. Hazır olduğunda daha fazlası için şu yazılara göz at Yeni başlayanlar için konuşma ifadeleri Olumlu olmak ve diğerlerini cesaretlendirmek için ifadeler Restoranda kullanılabilecek ifadeler Seyahat ederken kullanılabilecek ifadeler Keyifli Öğrenmeler! Rebecca Thering Güney Kore’de, İspanya ve Fransa’da İngilizce öğretmeyi sevdi. Şimdi minnettarlık, gelişim zihniyeti, ve farkındalık ile İngilizce eğitiminin gerçekleştiği English With Rebede destekleyici bir öğrenme topluluğu kuruyor. Bu gönderiyi beğendiyseniz içimden bir his FluentU'ya bayılacağınızı söylüyor. FluentU, gerçek dünya videolarıyla İngilizce öğrenmenin en iyi yolu. Ücretsiz Kaydol!
İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenirken, ister yazılı olsun ister sözlü, çeşitli hatalar yapıyoruz. Hata yapmak, birçok şey gibi dil öğrenmenin de doğasında var. Önemli olan, ne olursa olsun dil yeteneklerini sürekli olarak geliştirmeye devam etmek. İngilizceye ne kadar çok maruz kalır, İngilizceyle ne kadar içli dışlı olursanız, zamanla hataların yerini doğru kullanımlara bıraktığı da bir gerçek. Orijinal dili İngilizce olan dizi ve filmleri İngilizce alt yazıyla izlediğinizi ve haberleri İngilizce yayın yapan internet sitelerinden takip ettiğinizi düşünün. Sürekli aynı ifade, kelime ve deyimlerle karşılaştığınızda doğru kullanımları öğrenmeniz ve dilde ilerleme kaydetmeniz hiç de zor olmayacaktır. Ana dili ne olursa olsun; İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğrenen hemen hemen her öğrencinin en sık yaptığı hatalardan biri de, her ikisi de yapmak anlamına gelen do ve make fiillerini birbirine karıştırmaktır. Tıpkı Türkçede olduğu gibi diğer birçok dilde de do ve make fillerinin karşılığı aynıdır. Bu da, yapmak manasına gelen bu iki fiil arasında ayrım yapmayı öğrenciler için zorlaştırmaktadır. Türkçedeki etmek kılmak gibi diğer bazı yardımcı fiiller de işin içine girdiğinde bu konu sizin için biraz kafa karıştırıcı olabilir. Bu yazıda size do ve make fillerinin hangi hallerde kullanılması gerektiğini örneklerle gösteriyor olacağız. DO VE MAKE ARASINDAKİ FARKLAR DO ve MAKE fiillerinin anlamları aynıdır ama kullanım şekilleri farklıdır. Türkçede her ikisi için de YAPMAK fiilini kullandığımız için, bu durum biz Türkler için kafa karıştırıcı olabilmektedir. DO fiili, yapılan işin sonunda herhangi somut bir durum ya da fiziksel bir sonuç oluşmadığında kullanılır. Unutmayın DO fiili, Present Tense’te soru cümlesi yaparken yardımcı fiil olarak kullanılabilir. Ne zaman DO fiili kullanılmalı? • DO fiili; iş, güç, ödevler, görevler ve günlük işler hakkında konuşurken kullanılır. Have you done your homework? Ödevini yaptın mı? I need to do the ironing today. Bugün ütü yapmam gerek. I would love to do that job. O işi yapmayı çok isterim. • Do fiili aynı zamanda genel aktivitelerden ve ayrıntılarına değinmeden, üstün körü olarak bir işten bahsederken de kullanılır. Bu durumlarda DO fiiline ek olarak; thing, something, nothing, anything, everything kelimeleri kullanılır. I am not doing anything today. Bugün hiçbir şey yapmıyorum. She does everything for her father. Her şeyi babası için yapıyor. I have got lots of things to do today! Bugün yapacak çok şeyim var! İlginizi çekebilecek diğer içerik İNGİLİZCE KONUŞURKEN YAPTIĞIMIZ 5 HATA Ne zaman MAKE fiili kullanılmalı? MAKE fiili, yapılan işin sonucunda somut bir şey üretildiğinde, yaratıldığında ya da inşa edildiğinde kullanılır. Aynı zamanda bir objenin hangi materyalden yapıldığını da belirtebilir. I will make a cup of tea. Çay yapacağım. The house was made of wood. Ev ahşaptan yapılmaydı. Eating chocolate makes me happy. Çikolata yemek beni mutlu ediyor Can I make a comment? Yorum yapabilir miyim? DO fiili kullanılan ifadeler Do business İş yapmak Do the dishes Bulaşık yıkamak Do a favor İyilik yapmak Do well Bir işi iyi yapmak Do your best Elinden gelenin en iyisini yapmak Do your hair Saçını yapmak MAKE fiili kullanılan ifadeler Make a choice Seçim yapmak Make a decision Karar vermek Make a difference Farklılık yaratmak Make an effort Efor sarf etmek Make friends Arkadaş edinmek İNGİLİZCE SEVİYENİZİ ÜCRETSİZ OLARAK ÖĞRENİN Kolay ve hızlı bir biçimde İngilizce seviyenizi öğrenin. Online İngilizce seviye belirleme testimizi çözün. Testi çözmek yalnızca 20 dakikanızı alacak. Bilgisayarınızla ya da akıllı telefonunuzla testi çözebilirsiniz. TESTE GİDİN Make a mess Bir işi berbat etmek Make a mistake Hata yapmak Make money Para kazanmak Make a payment Ödeme yapmak Make a phone call Arama yapmak Make a promise Söz vermek Make your bed Yatağını yapmak, toplamak Aşağıdaki mini quizimizi çözerek öğrendiklerinizi hemen test edebilirsiniz Yurt dışında kısa sürede İngilizcenizi geliştirmeyi düşünüyorsanız, Kaplan International English olarak sizlere sunduğumuz Yoğun İngilizce kursu programlarımıza göz atabilirsiniz. Bu programlarımız hem kısıtlı zamanı olanlar için hem de çabuk ilerleme kaydetmek isteyenler için idealdir. Yazar 1 Post Once an Istanbulite, now a Londoner still trying to get used to the gloomy weather. Passionate about marketing, and an amateur fiction writer. Still waiting for her Hogwarts letter.
İngilizce kalıp ifadeler, phrasal verbs’ yani öbek eylemler ve idioms’ yani deyimler gibi konuları kapsamaktadır. İngilizcede akıcı olabilmek için bu kalıp ifadelere hakim olmak son derece önemlidir. Yaygın kullanılan bu kalıp ifadeler, kendi dilinize birebir, kelime kelime çevirdiğinizde anlamını kaybedecektir. Dolayısıyla kalıpların karşılıklarını biliyor olmak bu bağlamda daha rahat anlamanızı ve daha rahat iletişim kurmanızı sağlayacaktır. Bu yazımızda İngilizcede kullanılan yaygın ifadeleri ve kalıp ifadeleri bilmenizin önemini ve en yaygın kullanılan elli İngilizce ifadeyi sizler için özetledik. Hazırsanız başlayalım. İngilizce Kalıp İfadeleri Bilmek Neden Önemli? Eğer amacınız yalnızca anlık olarak derdinizi anlatmak ise, İngilizce konuşurken yalnızca bilindik kalıp ifadeleri kullanarak amacınıza ulaşmanız oldukça kolay olacaktır. Sokakta bir yer ararken, bir mekanda tuvaletin yerini sorarken, karşınızdakinin nasıl olduğunu sorarken, alacağınız ürünün fiyatını öğrenmek istediğinizde ve daha birçok durumda İngilizce kalıp ifadeleri kullanarak cevabınızı alabilirsiniz. Bu durumda İngilizce bilginiz olmasa bile, bu kalıpları ezberleyerek işlerinizi halletmeniz mümkün seviyede bir İngilizce bilgisine sahipseniz ve amacınız yalnızca derdinizi anlatmak değil, aynı zamanda iletişim de kurmak ise, yine İngilizce kalıp ifadeleri bilmeniz işleri sizin için oldukça kolaylaştıracaktır. İngilizce kalıp ifadeleri bilmiyorsanız, karşınızdaki bu türden bir kalıp kullandığında onu yanlış anlamanız oldukça olası. Örneğin I am full’ cümlesi kurulduğu zaman, eğer bu cümlenin ben doydum, tokum anlamlarında kullanıldığını bilmiyorsanız, ben doluyum’ ne demek diye düşünecek ve anlaşmazlıklar yaşayacaksınız. Fakat kalıp ifadelerin mantığını anlıyorsanız ve az çok kalıp ifadeleri de biliyorsanız o anda kullanılan kalıbın karşılığına bilmiyor olsanız bile, en azından karşınızdakinin bir kalıp kullanıyor olduğunu ve anladığınızdan farklı bir şey anlatmaya çalıştığını düşünebilir ve asıl söylemek istediği şeyin ne olduğunu ona ek olarak, örneğin bir iş görüşmesinde, İngilizce yapılan bir mülakatta, kalıp ifadeleri kullanıyor olmanız İngilizce’ye hakim olduğunuz izlenimi bırakacak ve şansınızı artıracaktır. Tüm bu sebepler nedeni ile, İngilizce kalıp ifadelere olan hakimiyet son derece önemli ve gereklidir. İstikrarlı bir çalışma sonucu kalıpların mantığını oturtacak ve karşınıza çıkan ifadeyi birebir bilmeseniz de, oturttuğunuz mantık sayesinde tahminlerde bulunarak doğru anlama Yaygın İfadeler ile İngilizce Konuşmak Mümkün mü? İngilizce yaygın ifadeler ile İngilizce konuşmanın mümkün olup olmadığını incelemeye geçmeden önce, İngilizce phrasal verbs yani öbek eylemler, yaygın ifadeler ile ilgili detaylı bir anlatım isterseniz Phrasal Verbs Listesi Ve Örnek Cümlelerle Konu Anlatımı’ başlıklı yazımızı dönecek olursak, yukarıda da söz ettiğimiz gibi, hiç İngilizceniz olmasa bile, örneğin yurt dışına seyahat ettiğinizde öğreneceğiniz belli başlı, yaygın olarak kullanılan kalıp ifadeler ile beraber, derdinizi anlatmanız mümkün olacaktır. Bazı örnek senaryolar ile devam edelim. Örneğin, markettesiniz ve ödemeniz gerekecek olan tutarı merak ediyorsunuz, how much’ kalıbını biliyor olmanız, kalıbı nasıl kullanacağınızı bilmeseniz bile, ürünleri gösterip kalıbı söylediğinizde yeterli olacaktır. İngilizce sayıları bilmiyor olsanız bile, karşınızdaki kişiden tutarı yazmasını rica edebilirsiniz. Bunu da yine can you please’ kalıbını kullanarak da bir restoranda sipariş verirken, kullanmanız gereken kalıpları ezberlemeniz halinde, son derece rahat bir şekilde istediğiniz siparişi verebilirsiniz. I would like to have’ kalıbını kullanmanız ve menüden istediğiniz şeyi göstermeniz yeterli başka durum incelemesi yapacak olursak, İngilizce bilmediğinizi de yine bir İngilizce kalıp yardımı ile ifade edebilirsiniz. Aynı şekilde adres sorarken de where is?’ kalıbını kullanıp yine gideceğiniz yerin ismini gösterirseniz, karşınızdaki kişi ne demek istediğinizi büyük ölçüde olarak, bu ve benzeri birçok durumda, İngilizce zaman kiplerini ya da farklı dil bilgisi konularını bilmiyor olsanız bile, akıcı bir İngilizceniz olmasa bile, yalnızca İngilizce yaygın kullanılan kalıp ifadeleri biliyorsanız karşı taraf ne demek istediğinizi en azından temel seviyede anlayacaktır. Bir başka deyişle başlıktaki soruya cevap verecek olursak, evet, İngilizce yaygın ifadeler ile İngilizce konuşmak Yaygın ve Kalıplaşmış 50 İngilizce İfade İngilizcede kullanılan en yaygın kalıp ifadeleri beraber inceleyelim;İngilizce Kalıp İfadeTürkçe KarşılığıAnlamıWhat’s up? / What is up?Naber? / Ne haber?Nasılsın / ne var ne yok? anlamında kullanılan informal bir kalıptır. Formal konuşmalarda get me wrong!Beni yanlış anlama!Get wrong birebir çeviride yanlış almak olarak karşımıza çıksa da, kalıp olarak yanlış anlamak anlamında get to the point!Sonuca / sadede gelelim!Point kelimesi nokta anlamına gelmektedir, get to somewhere, bir yere gelmek anlamındadır. Get to the point ise, noktaya gelmek, sonuca gelmek, sadede gelmek am broke!Hiç param yok!Birebir çeviride 'ben kırıldım' gibi bir anlam ile karşılaşsak da, I am broke ifadesi, paranın olmaması anlamında kullanılan bir go!Haydi! / Haydi gidelim!Motivasyon verme, harekete geçirme gibi durumlarda özellikle kullanılan bu ifade, haydi ve haydi gidelim gibi anlamları vermek amacı ile you kidding?Şaka mı yapıyorsun?Bu ifade, inanması zor durumlarda, şaşkınlık, kızgınlık gibi duyguları vermek amacı ile kullanılabilir ve dalga mı geçiyorsun / şaka mı yapıyorsun keep in kelimesi dokunuş anlamındadır. Birebir çeviride 'dokunuşu saklayalım' gibi bir anlamla karşılaşıyoruz, kalıbın anlamı ise, aramızdaki iletişimi kaybetmeyelim, iletişimi way! Olamaz! / İmkanı yok!Kalıp, hiçbir yolu yok, imkanı yok anlamını vermek amacı ile am sözüm yok, kelimelerin sonuna geldim gibi anlamları vermek amacı ile kullanılan bir up!Şerefe!Kadehler yukarı gibi bir anlama denk gelen ifade, 'şerefe' olarak çevrilmekte ve bu anlamda anything happens, give me a call!Eğer bir şey olursa, beni ara!Give me a call, beni ara anlamında kullanılan bir me a break!Beni bir rahat bırak!Kalıbı birebir çevirmeye çalışırsanız elinizde son derece anlamsız bir cümle olacaktır. Kalıp olarak bana biraz izin ver, beni bir rahat bırak anlamlarında or biraz daha fazlası, ya da biraz daha aşağısı, bir başka deyişle aşağı yukarı anlamında kullanılan bir cant take it anymore!Artık kaldıramıyorum / daha fazla dayanamıyorum!Yine kelimeleri tek tek çevirip bir anlam elde etmeye çalıştığınızda başarısız olacağınız bir kalıptır bu. Artık kaldıramıyorum, buna katlanamıyorum gibi anlamlarda your own kendi işine kelimesi zihin kelimesine ek olarak bir de ilgilenmek anlamında kullanılmaktadır. Mind your own business kalıbı ise, sen kendi işinle ilgilen, kendi işine bak anlamlarında sounds good!Kulağa hoş geliyor!It sound good! kalıbı, fikir olarak beğenilen şeyler için kullanılabilir. Kulağa hoş geliyor gibi bir anlama are kullanılan bu kalıp ise rica ederim anlamında kullanılmaktadır. Genellikle thank you'ya karşılık olarak are safe and sound! karşı tarafı sakinleştirmek amacı ile kurulan cümle, güvende olunduğunu belirtmek amacı ile me guess!Dur tahmin edeyim!Let me kalıbı bir çok yapı ile beraber kullanılabiliyor. Let me kalıbı temelde, izin ver anlamında kullanılmaktadır. Let me guess, izin ver tahmin edeyim, dur tahmin edeyim gibi anlamlarda are nuts!Sen delisin!You are nuts! kalıbı, sen delirmişsin, çıldırmışsın gibi anlamlarda is enough!Yeter artık!Enough bildiğiniz üzere yeter anlamında kullanılan bir kelimedir. Enough is enough kalıbını birebir çevirdiğimizde yeter, yeterdir gibi bir anlamlar karşılaşıyoruz. Buradan çıkaracağımız anlam da yeter artık! gibi bir anlam will do my best!Yapabileceğimin en iyisini yapacağım!Best bildiğiniz üzere en iyi anlamında kullanılan bir yapıdır. I will do my best, yapabileceğimin en iyisini yapacağım, elimden geleni yapacağım gibi anlamlarda time no see!Görüşmeyeli uzun zaman oldu!Kalıp, uzun süredir tarafların uzun süredir birbiri ile görüşmediği durumlarda kullanılmaktadır. Uzun zaman oldu fakat görüşemedik anlamında mention!Lafını bile etme!Mention, bahsetmek anlamında kullanılan bir sözcüktür. Do not mention ya da do not even mention yapıları, lafını dahi etme, söz etme bile gibi anlamlara karşılık making such a yapmayı kelimesi burada 'o kadar' gibi bir anlam katmaktadır. Stop making such noise, o şekilde gürültü yapmayı bırak, kes anlamlarında on you!Yazıklar olsun! Utan!Sık kullanılan kalıplardan bir diğeri de shame on you kalıbıdır. Utan, utanmalısın gibi anlamlara gelen kalıp genellikle sitem belirtme durumlarında other words...Başka bir deyişle…Kalıp, diğer kelimeler ile ifade etmek gerekirse, bir başka deyişle gibi anlamlarda you need something else?Başka bir şeye ihtiyacın var mı?Kalıp başka bir şeye ihtiyacın var mı? anlamında get mad at me!Bana kızma!Get mad at someone kalıbı, birine sinirlenmek anlamında kullanılmaktadır. Cümlede de verilen anlam, bana sinirlenme / kızma' was totally out of the of blue kalıbı, beklenmedik bir yerden / beklenmedik bir şekilde anlamında kullanılmaktadır. Cümlede de verilen anlam, tamamen beklenmedikti' happened so fast / so şey çok hızlı / çok yavaş seçilen kelimeye bağlı olarak ya her şeyin çok hızlı geliştiğini, ya da her şeyin çok yavaş geliştiğini ifade etmek amacı ile hands are tied!Elim kolum bağlı!Kalıp, çaresiz kaldım, elimden bir şey gelmez gibi anlamlarda is beyond me!Bu beni aşar!Bu kalıp da, elden bir şey gelmeyeceğini belirtmek amacı ile kullanılmaktadır. Benim boyumu aşar, beni aşar gibi anlamları vermek amacı ile is better than nothing!Hiç yoktan iyidir!Türkçede de sıkça kullandığımız bir kalıp, hiç yoktan iyidir. Motivasyon vermek amacı ile de kullanılabilen bir hangout tonigh!Bu gece kalıbı, takılmak, birlikte vakit geçirmek anlamlarında kullanılan bir yourself at home!Kendini evinde hisset!Yine kelime kelime çevrildiğinde yanlış bir anlam elde edilecek olan make yourself at home kalıbı, kendi evindeymişsin gibi rahat et anlamı vermek istendiğinde kullanılan bir you know each other?Birbirinizi tanıyor musunuz?Each other birbiri anlamında kullanılmaktadır. Soru cümlesi içerisinde verilmek istenen anlam ise birbirinizi tanıyor musunuz' is wrong with you?Senin sorunun nedir?Problemin nedir?, Sorun nedir? gibi anlamlarda kullanılan bir ifadedir. Genellikle öfke ifadesi olarak you full?Doydun mu?Birebir çeviri de yine yanlış bir anlam ile karşı karşıya kalacağınız are you full? soru kalıbı, doydun mu? anlamında kullanılmaktadır. Full dolu anlamında kullanılan bir really takes timeBu gerçekten zaman time, zaman alır anlamında kullanılan bir kalıptır. Really, bildiğiniz üzere gerçekten, oldukça gibi anlamlarda kullanılıyor. Bu kalıpları birleştirdiğinizde ise karşımıza , gerçekten zaman alıyor anlamı veren bu cümle dont mind!Umrumda değil!Mind, daha önce yukarıda da söz ettiğimiz gibi ilgilenmek, umursamak anlamlarına da gelmektedir. I do not mind kalıbı, umursamadığınız durumlar için kullanabileceğiniz, umrumda değil anlamı veren bir be back zamanda geri be back, geri dönmek anlamına gelmektedir. Sıklıkla kullanılan kalıp, I will be back soon, yakın zamanda geri geleceğim / dönceğim anlamlarının ifadesinde your promise!Sözünü tut!Keep fiili, saklamak, tutmak gibi anlamlara gelmektedir. Türkçede de kullandığımız sözünü tutmak kalıbı, İngilizcede karşımıza keeping a promise, yani söz tutmak olarak wishes!En iyi dileklerimle!Genellikle mailleri bitirirken kullanılan bu kalıp, iyi dileklerin ifadesi amacı ile kullanılmaktadır. En iyi dileklerimle anlamında I were you…Eğer senin yerinde olsaydım…Genellikle öneri cümleleri bu kalıp ile başlamaktadır. If I were you kalıbı, eğer yerinde olsaydım anlamında are always on my mind!Her zaman aklımdasınBeing on someone's mind kalıbı, birinin aklında olmak anlamına gelir. Bu cümlede kullanılan kalıp ile beraber, her zaman aklımdasın, hep aklımdasın anlamları a nice sleep!İyi uykular!Have a nica day İyi günler, have a nice night iyi geceler, gibi have a nice sleep de kalıp olarak bir dilek belirtmek amacı ile kullanılmaktadır. İyi uykular dilemek, o anlamı vermek amacı ile you!Çok yaşa!God bless you ya da bless you, çeviride çok yaşa anlamında kullanılır. Birebir çeviride Tanrı seni kutsasın gibi bir anlama soon as olabildiğince kısa maillerde sıklıkla görebileceğiniz bir kalıptır as soon as possible. Bir iş istediğinizde, en kısa sürede, mümkün olduğunda kısa sürede teslim edilmesini rica etmek isterseniz bu kalıbı me five!Çak bir beşlik!Dizi ve filmlerde sıklıkla görebileceğiniz gibi günlük hayatta da karşılaşabileceğiniz bu kalıp ise, çak bir beşlik anlamı vermek amacı ile söylenmektedir.
do ve make ile kullanılan kalıplar