🐕 Uyku Apnesi Lazer Tedavisi Ankara
465Mj. Horlama üst solunum yolunda hava pasajında oluşan türbülans nedeniyle oluşan sestir. Erişkinlerin yaklaşık %40 ın da zaman zaman , %25’inde ise sürekli görülür. Uykuda solunum durmasıuyku apnesi uykuda nefesin 10 saniyeden uzun durması veya az alınması, buna bağlı kan oksijen seviyesinin düşmesi anlamına gelir. Uyku apnesi basit horlamadan farklı olarak oldukça ciddi bir yetmezliği,yüksek tansiyon, felç, beyin kanaması, ani gece ölümleri gibi pek çok hastalığa neden kalitesinde düşmeye bağlı olarak ise gündüz uykululuk ve konsantrasyon bozukluğu yaparak trafik, iş ve ev kazalarına neden olabilmekte ve bireylerin iş ve okul başarısını olumsuz etkileyebilmektedir. Geçici horlama ;aşırı yorgunluk,üst solunum yolu enfeksiyonu ,alkol alımı sonrasında görülebilir,sürekli horlama nedenleri arasında ise burun kemiği eğriliği,burun tıkanıklığı yapan büyümüş burun etleri konka ve polipleri,yumuşak damağın sarkık olması,uzun küçük dil,aşırı kilo sayılabilir. Uyku apnesi ve basit horlama polisomnografiuyku testi ile birbirinden ayrılıp tedavisi planlanmalıdır. Basit horlama da kilo verilmesi, spor yapılması, alkol ve sakinleştirici ilaç alınmaması, uykudan 2 saat önce ağır yemek yenmemesi, aşırı yorgunluktan sakınılması, sırt üstü değil yan yatılması belli başlı önlemler arasında olabilir. Uyku apnesinde ise hastanın hayat kalitesi ciddi anlamda düşmüştür,basit horlama için sayılan önlemlerle bile hasta yorgun uyanır,gün içinde uykululuk hali sözkonusudur,konsantrasyon güçlüğü bu şikayetlerle uyku merkezine testi öncesi Polisomnografi hasta KBB hekimi tarafından değerlendirilip,burun,geniz bölgesi,yumuşak damak ,küçük dil,dil kökü değerlendirilmelidir. Bütün bu muayenelerin sonucunda üst hava yolunda tıkanıklığı olup olmadığı hasta uyku testine yönlendirilir,bu test uyku apnesi teşhisi için altın standarttır. Hastanede yatarak hastanın beyin dalgalarından, kan oksijen seviyesi ,hastanın pozisyonu hepsi bir bütün olarak veriler sonucunda hastaya uykuda ne kadar solunum durduğuna dair sayısal bir değerle hastanın apne seviyesi belirlenir TEDAVİ Hastanın uyku testi sonucuna göre hasta bir ekipuyku konseyi tarfından değerlendirilir,apne seviyesi ve hastalığının ciddiyeti belirlenerek,cerrahi müdahale veya pozitif basınçlı maske uygulaması CPAP önerilebilir. Uygulanan cerrahiler arasında;burun eğriliği düzeltilmesiseptoplasti,bademciklerin alınmasıtonsillektomi ve yumuşak damağa ve baazı durumlarda ise dil köküne damağa yapılan uygulamalar arasında anterior palatoplastiAPP,uvulofaringopalatoplastiUPPP,lateral farengoplasti yer almaktadır ayrıca dil köküne radyofrekans eşliğinde küçültme ameliyatları ve yeni bir uygulama olan ROBOTİK CERRAHİYLE SMİLESubmukozal Minimal İnvaziv Lingual Eksizyon uygulamaları uyku apne sendromu olup cerrahiden fayda görmeyecek hastalara CPAP cihazı kullanımı önerilmektedir.
Pandemi döneminde hareketsiz yaşam ve değişen beslenme alışkanlıkları sebebiyle görülme sıklığı artan horlama ve uyku apnesi, uyku düzenini bozduğu için farklı hastalıkların da ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Kişinin günlük aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen bu rahatsızlığın tedavisi ise lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile gerçekleştirilebiliyor. Ulaşılması en zor alanlardaki tıkanıklıklara kolayca ulaşılıp, güvenli şekilde işlem yapılmasını sağlayan lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile hastalar hızlı bir şekilde günlük yaşantısına dönebiliyor. Memorial Ankara Hastanesi KBB Bölümü’nden Doç. Dr. Erdal Seren, lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile ilgili bilgi verdi. Uyku apnesi yaşam kalitesini düşürüyorUyku esnasında şiddetli horlamayla beraber en az 10 saniye kadar uykuda nefes durması olarak tanımlanan uyku apnesi, birçok hastalığa zemin hazırladığı gibi kişilerin yaşam kalitesinin de önemli ölçüde düşmesine neden olmaktadır. Erkeklerde daha çok görülen apnenin başlıca sebepleri arasında; kilo fazlalığı, kısa ve kalın boyna sahip olmak, hava yollarının dar olması gibi anatomik sorunlar, alkol ve sigara kullanımı ile birlikte genetik geçiş bulunmaktadır. Lazer destekli cerrahi hasta konforunu artırıyorUyku apnesi ve horlamanın tedavisi lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile yapılabilmektedir. Bu cerrahi yöntem ile bademcik ve geniz eti büyüklüğü, yumuşak damak ve küçük dildeki sarkmalar, dil kökünün ileri derecede büyümesi, yüz – iskelet sistemi problemleri, gırtlak yapısındaki anatomik bozukluklar gibi üst solunum yolunda tıkanıklık yapan birçok bölge ve seviyedeki yapısal anormalliklerin düzeltilmesi ile burun ve boğazdaki sorunlar gideriliyor Genel anestezi altında uygulanan lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin ilk aşamasında burun ile ilgili sorunlar düzeltilmektedir. Bu kapsamda ilk olarak endoskopik yöntemle alt konkalardaki şişlikler lazer uygulanarak yaklaşık %40- 60 oranında küçültülür, burun kıkırdağındaki eğrilikler septoplasti yöntemi ile veya çıkıntı tarzındaki kıkırdak/ kemik eğrilikleri lazer ile kesilerek düzeltilir ve burun kanatlarındaki çökmeler kıkırdak desteğiyle onarılır. Cerrahinin ikinci aşaması olan boğaz kısmında da tespit edilen sorunlara yönelik olarak, küçük dilin kısaltılması, yumuşak damağın gerilmesi, bademciklerin ve dil kökündeki şişliklerin küçültülmesi işlemleri uygulanabilmektedir. Kısa sürede günlük hayata dönüşOldukça güvenli bir işlem olan lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrasında hastalar, hastaneden bir veya 2 gün sonra taburcu edilmektedir. Hastalar konuşma olmadan masa başı ve bedensel güce dayalı işlerine 7 gün, konuşma gerektiren işlerine ise 2 hafta sonra dönüş yapabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri çok önemliCerrahi sonrasında yoğun sigara içilmesi veya pasif içicilik, aşırı kilo alımı, kronik alkolizm, hormonal veya endokrin bozukluklar, antidepresan, kas gevşetici ve kortizon gibi ilaçların kullanımı ile tedavi edilmeyen mide ve reflü hastalıkları işlemin başarı oranını azaltabilmektedir. Bu faktörlerden sakınmak cerrahinin kalıcı olmasına yardımcı olmaktadır. Lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin sağladığı avantajlarAmeliyat esnasında kanama miktarı çok az yatış süresi kısalır ve günlük hayata daha hızlı en zor alanlardaki tıkanıklıklara güvenli şekilde sonrası oldukça az ağrı süresi kısalır, hasta anestezi altında daha az bölgedeki sorunların tek bir operasyonda çözümlenmesini süreci daha hızlı olur ve hasta daha az antibiyotik ve ağrı kesiciye ihtiyaç tamponu kullanılmaz, kullanılsa bile en fazla bir gün sonra çıkarılır.
HORLAMANIN SEBEBİ NEDİR? Ankara horlama tedavisi; Horlama ağızdan başlayarak akciğerlere kadar hava yolunda herhangi bir tıkanıklığa bağlı sorundur. En çok rastlanan sebep ise çocukluk çağında geniz eti ve bademcik büyümesi ,erişkinlerde ise burunda kemik eğriliği deviasyon ve burun eti konka büyümesidir. . Eğer alt solunum yolları dediğimiz akciğer ve göğüs kaynaklı bir sorun var ise göğüs hastalıkları tarafından hastanın takip edilmesi uygundur. HORLAMA CİDDİ BİR SORUN MU? Evet horlama ve ileriki aşamalarda uyku apnesi hem çocukluk çağında hem erişkin yaşlarda ciddi bir sorundur. Her şeyden önce horlama ve uyku apnesi demek nefes yollarında tıkanıklık nedeni ile kalp beyin ve akciğerlerin yeterli oksijen alamaması demektir. Dolayısı ile çocukluk çağlarında sık enfeksiyon, büyüme ve gelişme geriliği, dikkat dağınıklığı, hiper aktivite ye sebep olduğu gibi yaşamsal fonksiyonlara da olumsuz etki yapmaktadır. Erişkinlerde ise ilk başlarda gün boyu yorgunlukla yaşam kalitesini düşürmekle başlayıp yaş ilerledikçe yeterli oksijen alamamaya bağlı ani kalp krizi, beyin kanaması gibi yaşamsal risklere sebep olabilir. Horlama Tedavisi Nasıl? Ankara horlama tedavisi Ameliyatlı ve ameliyatsız olmak üzere iki çeşit horlama tedavisi vardır. Uzun yıllardır kullanılan geleneksel horlama ameliyatında ağız içindeki doku traş edilir veya gerdirilir. Ancak zamanla bu dokular tekrar sarktığında bu işlemlerin tekrarlanması gerekir. Lazer horlama tedavisinde yeni bir yöntem olan sarkık doku gerilir ve küçülür. İlk seanstan itibaren belirgin azalma. Birkaç seansta istenilen gerginliğe ulaşılır ve ağrısız, ameliyatsız ve dikişsiz bir horlama tedavisi sağlanır. Bu kadar risk taşıyan sorunun tedavisi ise bu riskleri göze almaya değmeyecek kadar kolaydır aslında. KBB muayenesi sonucunda burunda kemik eğriliği, konka büyümesi, geniz eti, bademcik büyümesi tespit edildiğinde bunların cerrahi yöntemle alınması, düzeltilmesi ve sonuçları son derece yüz güldürücüdür. Basit ,komplikasyon riski oldukça düşük olan tedavi şansı varken yaşamsal riskler almaya ve yaşam kalitenizi düşürmeye gerek var mı? SİZ YADA YAKINLARINIZDA HORLAMA SORUNU VAR İSE EN KISA ZAMANDA KBB UZMANINA MÜRACAAT EDİNİZ… Uzm. Dr. Esra BICIK KIRIKKANAT Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi
Uyku apnesi yüzde kaç engel?Uluslararası uyku bozuklukları sınıflamasına göre özürlülük oranı uykuda solunum bozukluklarında 5 olarak değerlendirilir. Ülkemizde ise ileri derecede uyku apnesi olup PAP tedavisini tolere edemeyen veya yeterli uyumu sağlayamadığı tıbben gösterilmiş hastalar, 5'e kadar maluliyet apnesi için hangi doktora gitmek gerekir?Uyku apnesi tedavisi için alanında tecrübeli bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır. Hastanelerin KBB polikliniklerine de apnesi ameliyatı ne kadar sürer?Yaklaşık 1 saat sürer. Bu ameliyatta küçük dil kesilir, yumuşak damak gerilir ve bademcikler apnesi için ne yapmalı?Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu devamlı açık tutacak şekilde basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP pozitif havayolu basıncı cihazları yani halk dilinde uyku apnesi maskesi üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini apnesi raporu olan malulen emekli olabilir mi?Uyku Apnesi Malulen Emeklilik Uykuda solunum bozukluklarına bağlı olarak PAP tedavisi alan ve sürece yeterli uyum sağlayamayan çalışanlar %35'e kadar iş göremezlik raporu alabilirler. Malulen emeklilik için aranan şart en az %60' apnesine kaç puan verilir?Buna göre; insomni grubu en fazla 10 puan alabiliyorken, uykuda solunum bozuklukları Apne hipopne indeksi baz alınarak hafif grup için 5 puan, orta ağırlıklıktaki gruba 10 puan, indeksin 30 un üzerinde olduğu ağır gruba ise 35 puan engelli puanı apnesi olduğumu nasıl anlarım?Yüksek sesle horlama genellikle obstrüktif uyku apnesinde daha belirgindir Başkasının şahit olduğu uykuda solunum durması atakları Uykudan ani uyanmalar daha çok merkezi uyku apnesinde olur Sabahları uyandığında ağız kuruluğu ya da boğaz ağrısının bulunması
Uyku, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için vücudun dinlenmeye bırakıldığı süreçtir. Yeni güne yenilenmiş ve tazelenmiş şekilde başlayabilmek için de kaliteli bir uykuya ihtiyaç vardır. Fakat bazı kişiler uyku sırasında horlama ve uyku apnesi gibi problemler yaşayabiliyor. Bu uyku problemleri kişinin yaşam kalitesini bozarken, kişilerin sinirli bir ruh haline bürünmesine de neden olabiliyor. Lazer yöntemiyle ise artık uyku apnesi sorunu çözüme kavuşturulabiliyor. Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Üşümez, “Sarkık küçük dil ve yumuşak damak gibi durumlarda kas dokusu lazer tekniği ile büzüştürülebiliyor. Böylece horlama ve uyku apnesi problemlerinden kurtulmak mümkün olabiliyor.” diyor. Horlama ve uyku apnesinden lazer tedavisiyle kurtulun Horlama ve uyku apnesi, üst solunum yolunu oluşturan burun, küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü gibi yapılardaki gevşemelerden kaynaklanan bir uyku problemidir. Bu problemler, insanların yaşam kalitesini düşürebilmesine rağmen çoğu birey tarafından gelip geçici bir durum olarak görülebiliyor. Fakat önemli bir hastalık olarak kabul edilmesi gereken uyku-apne sendromu, tedavi edilmediğinde ciddi hastalıkları tetikleme riski taşıyabiliyor. Kişilerin uyku düzenini ve dolayısıyla tüm hayatını etkileyen bu sendromun lazer yöntemi ile önüne geçilebiliyor. Uyku apnesi belirtileri ve tedavisi İlk adım, hastalığı kabul etmek Horlama ve uyku apnesi tedavisinde ilk adım, bu problemin önemli bir hastalık olduğunu kabul etmektir. Çünkü kişi, uyku sırasında yaşadıklarını fark etmediği ve kendi horlamasından rahatsızlık duymadığı için doktora başvurmaya gerek görmeyebilir. Hekim desteğine ihtiyaç duyan hastalar ise, büyük çoğunlukla eşleri ya da arkadaşları tarafından tedaviye yönlendirilen kişilerden oluşuyor. Uyku-apne sendromu önemli hastalıkları tetikleyebilir Yetişkin bireylerin ortalama yüzde 30’u uyku sırasında horlama sorunu yaşabiliyor. Ancak her horlamanın, uyku apnesini işaret ettiği söylenemez. Horlama eşliğindeki uykularda nefes durmaları yaşanıyor ve kişi 10 saniyeyi aşkın bir süre soluksuz kalıyorsa, uyku apnesinden şüphelenilebilir. Büyük dikkat gerektiren uyku-apne sendromu, uyuma düzenini bozması nedeniyle kalp büyümesi, yüksek tansiyon ve erken demans hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor. Günümüzde lazer tedavisi çok popüler Uykuda geniz, küçük dil ve yumuşak damağın oluşturduğu dokular, nefes alıp verme sırasında gevşeyebiliyor veya üst üste binebiliyor. Bu durum da dokuların, titreşim yaşamasına, titreşimin de horlamaya dönüşmesine neden olabiliyor. Ayrıca, geniz etleri horlamayı, bir sonraki aşamada da uyku apnesini tetikleyebiliyor. Uyku- apne sendromunun tedavisinde ise, bugüne kadar cerrahi operasyonlara başvurulmaktaydı. Fakat tamamen güvenli ve ağrısız bir yöntem olan lazer uygulaması artık çok daha popüler durumda. Sarkık küçük dil ve yumuşak damak gibi durumlarda kas dokusu lazer tekniği ile büzüştürülebiliyor. Böylece horlama ve uyku apnesi problemlerinden kurtulmak mümkün olabiliyor. Çalışmalar şimdiye dek hayvanlar üzerinde denenirken, günümüzde ise insanların tedavisinde kullanılıyor. Bu lazer tedavisi sayesinde ise yüzde 60 oranında bir iyileşme sağlanabiliyor. Ancak lazerin, hamilelerde uygulanması önerilmiyor. Lazer tedavisinde ağrı ya da rahatsızlık hissi yok Lazer uygulamasına geçilmeden önce geniz bölgesi, anestezik bir sprey ile uyuşturuluyor. Ardından sorun olduğu düşünülen küçük dil, damak veya çevre dokulara lazer uygulanıyor. 10 ila 15 dakika arasında süren işlem sırasında, herhangi bir ağrı ya da rahatsızlık hissedilmiyor. Horlama veya apne sorununda en erken 2 gün, en geç 1 ay içerisinde büyük oranda azalma görülüyor. Kişi sağlıklı bir uyku düzenine kavuşuyor. Çok az sayıda hasta grubunda ise 2. ve 3. seanslara gerek duyulabiliyor.
uyku apnesi lazer tedavisi ankara