🪁 Işığın Kırılması Ve Mercekler Konu Anlatımı

Optik konu anlatımı, Fizik biliminin ışıkla ilgili olan konuları ve olayları inceleyen bölümüne optik denir. Işıkla ilgili olan olayların incelenmesinde kullanılan araçlarda optik araçlar olarak adlandırılır. Bu araçlar ışığın niteliğine ve özelliklerine göre Işıkışınlarının saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçerken doğrultusunu değiştirmesine ışığın kırılması denir. Kırılma Kanunları Gelen ışın, normal ve kırılan ışın aynı düzlemdedir. Gelme açısı, kırılma açısına eşit değildir. Bir kaşığın, içinde su bulunan bir bardakta kırıkmış gibi görünmesi, Su dolu bir kabın arkasında kalan Mercekler ve aynalarla ilgili çalışmalara geometrik optik denir. Optik, ışık bilgisi demektir. Geometri ise, şekiller ve doğrultuları inceleyen bilimdir.farklı şekilli mercekler ve aynalar, ışığın gidişini çeşitli şekillerde değiştirirler. Bunlar geometrik optik kurallarıyla belirlenmiştir. Işık, bir enerji türüdür. 7 Sınıf Fen Bilimleri Işığın Kırılması ve Mercekler konusunun konu anlatımları, testleri, ödevleri ve çözümlü soruları Morpa Kampüs'te. Kategori: 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi Etkinlikleri. 5. sınıf ışığın yansıması özet konu anlatımı indir. Dosyayı İndirmek İçin Tıklayınız. Bu konuya bakanlar bunlara da baktı. 5. sınıf ışığın yansıması özet konu anlatımı. IŞIK, IŞIĞIN ÖZELLİKLERİ, IŞIĞIN YANSIMASI, IŞIK NASIL YANSIR ? KONU ANLATIMI. 6. Ortamınderinliği değişince hızı ve dalga boyu değişir. Su dalgaları üzerine bir ışık demeti gönderilirse tepe noktalar ışınları kırarak bir noktada toplar (ince kenarlı mercek gibi davranırlar). Çukur noktalar ise ışınları dağıtır (kalın kenarlı mercekler gibi davranırlar). DERS: 1. ÜNİTE 4 : IŞIK VE SES. KONU: IŞIĞIN KIRILMASI - MERCEKLER. Işık içinden geçtiği ortamın özelliğine göre ışığın hızında değişme olur. Işık hava ortamında çok hızlı hareket ederken, su ortamına geçtiği zaman hızı azalır, camda ise hızı daha çok azalır. Buna göre ışık maddesel ortamlarda daha zor Etiketler7. sınıf asal eksen az yoğun ortam boşluk doldurma etkinliği çalışma yaprağı çok yoğun ortam etkinlik çöz etkinlik indir fen fen bilimleri ince kenarlı mercek ışığın kırılması ışığın saydam ortamlardaki hızı kalın kenarlı mercek normalden uzaklaşarak kırılma normale yaklaşarak kırılma pdf indir SınıfIşığın Kırılması Sunusu dosyası, 7. Sınıf Işık Teması Sunuları bölümünde bulunmaktadır. Forum Son 100 Konu Anlamlı Yazılar Uzman Ve AtomlardanKuarklara Konu Anlatımı Atomlardan kuarklara konusu bilimin atomun içini keşfetmesiyle ortaya çıkmış bir konudur. Lys'de karşımıza çıkan bu konu modern fiziğin bir parçasıdır. Bu konuyu anlamak için bol tekrar yapmak ve bol soru çözmek gerekir. Konu zor değil aksine zevklidir. Sesihavada yayılma hızı 340 m/s iken ışığın yayılma hızı 300.000 km/s dir. Ses bir saniyede 340 metre yol alırken ışık bir saniyede dünyanın etrafını 7.5 kez dolaşabilir. Sesin yayılabilmesi için maddesel bir ortama ihtiyaç vardır. Bu nedenle ses boşlukta ve uzayda duyulmaz. Işıknedir Işık insanların nasıl görüyoruz konusunu araştırmalarıyla ortaya çıkmıştır. Önceleri, antik çağda, Yunanlılar zamanında gözün bakılan cisme doğru ışınlar yaydığı düşünülürdü. Epikür görüntünün gözden kaynaklanan resimlerden oluştuğunu iddia etmiş, Platon, ışığın bakılan cisimlerden göze geldiğini ileri sürmüştü. Daha garip XEnzT. MERCEKLER Üzerine düşen ışınları kırarak görüntü oluşturan saydam araçlara mercek denir. Mercekler iki yüzey arasında kalan cam ya da saydam plastik ortamlardır. Merceklerin en az bir yüzeyi küreseldir. Mercekler; gözlük camı, dürbün, teleskop, kamera, büyüteç, mikroskop gibi optik araçların çoğunda kullanılır. Mercekler, kendi görüntümüzü görebilmek için kullanılamazlar. Çünkü mercekler ışığı kırarlar ve diğer ortama geçirirler. Işığın tekrar geldiği ortama geri dönmesini sağlamazlar, yani mercekler ışığı yansıtmazlar. Bu yansıtma özelliği aynalarda vardır; merceklerde yoktur. Gözün kendisi de doğal bir mercektir. Yapılış şekillerine göre mercekler, ince kenarlı ve kalın kenarlı olmak üzere 2 çeşittir. 1. İnce Kenarlı Yakınsak Mercekler Kenarları ince, ortası şişkin olan merceklerdir. İnce kenarlı mercekler ışığı toplama özelliğine sahiptir. İnce Kenarlı Merceklerdeki Özel Işınlar İnce kenarlı merceklerin ışığı toplama özelliğine sahip olduğunu söylemiştik. Bu nedenle ince kenarlı mercekler, üzerlerine düşen paralel ışık ışınlarını bir noktada toplayacak şekilde kırarlar. Tüm pararlel ışınların toplandığı, mercekteki bu noktaya odak noktası denir. İnce kenarlı merceğe karanlık bir ortamda lazer ışığı aşağıdaki şekillerde gönderilirse aşağıdaki şekillerdeki gibi kırılır. İnce Kenarlı Merceklerde Görüntünün Özellikleri İnce kenarlı merceklerde görüntünün özellikleri, cismin bulunduğu yere göre değişir. NOT 1 İnce kenarlı merceklerde görüntünün düz, sanal ve cismin boyundan büyük olduğu yukarıdaki 6. durumda mercek büyüteç özelliği kazanmıştır. NOT 2 İnce kenarlı mercekler ışık ışınlarını odak noktasında topladığı için bu noktada yüksek bir sıcaklık oluşur. Bu sayede kağıtları tutuşturabilir. Ormanlarda bırakılan ve ince kenarlı mercek görevi görebilen cam kırıkları tehlikeli orman yangınlarına sebep olabilir. NOT 3 Su damlası, cam şişe ve cam küre ince kenarlı mercek gibi davranır. 2. Kalın Kenarlı Mercekler Kalın Kenarlı Mercekler ile ilgili detaylı konu anlatımına ulaşmak için Işığın Kırılması ve Mercekler-3 Kalın Kenarlı Mercekler adlı yazımıza tıklayın. Göz kusurları ve merceklerle bu kusurların giderilmesi yazısını incelemek için Işığın Kırılması ve Mercekler-4 Mercekler ile Göz Kusurlarının Giderilmesi adlı yazımıza tıklayın. Işığın Kırılması Kırılma Nedir? Işığın hava ortamındaki hızı 300 000 km/s iken su ortamındaki hızı 225 000 km/s' dir. Bunun sebebi, ışığın hızının ortamların türüne göre değişmesidir. Işık ışınları yoğunlukları farklı iki ortamı ayıran sınıra geldiğinde doğrultusunu değiştirir. Işığın doğrultusunu değiştirmesine de kırılma adı verilir. Ortam Değiştiren Işığın İzlediği Yol Kırılma olayında ortamları ayıran yüzeye gelen ışın ile yüzeye indirilen dikme yani normal N arasındaki açıya gelme açısı, kırılan ışın ile normal arasındaki açıya da kırılma açısı adı verilir. Işık ışınları ortamları ayıran sınıra yollanma açılarına gelme açılarına ve ortamların yoğunluklarına göre farklı miktarlarda kırılabilir. Hava, su veya cam ve benzeri saydam ortamlardan birinden diğerine dik olarak yollanan ışık ışınları kırılmaya uğramadan direkt diğer ortama sadece hızını değiştirerek geçer. Dik olmayacak şekilde yollanan ışık ışınları hızını ve doğrultusunu değiştirerek diğer ortama geçerken çok az bir kısmı da yüzeyden geri yansır. Işık ışınları bulundukları ortamdan daha yoğun bir ortama yollandıklarında normale yaklaşacak şekilde kırılır. Işığın normale daha çok yaklaştığı ortamlarda hızı da yavaşlar. Işık ışınları bulundukları ortamdan daha az yoğun ortama yollandıklarında ise ortamı ayıran düzleme gelme açılarına göre farklı şekillerde kırılabilir. Yoğun ortamdan az yoğun ortama yollanan ışık ışınları normalden uzaklaşarak kırılabilir. Diğer yandan, gelme açısının belirli bir değerine karşılık iki ortamı ayıran sınıra değecek şekilde yani, kırılma açısı 90 derece olacak şekilde kırılabilir. Sınır Açısı ve Işığın Yansıması Yollanan ışın sınır açısından büyük bir açıyla yollandığından, ışın az yoğun ortama geçemez ve tam yansımaya uğrar. Günlük Hayatımızda Işığın Kırılması Fiber optik kablo; saç teli kalınlığındaki bir cam silindirin içinden, ışığın tam yansımalar yaparak ilerlemesini sağlayan ve bilgiyi, ışık kullanılarak aktaran bir kablo çeşididir. Fiberoptik Kabloda Yansıma Fiber optik ile taşınan bilgi, dış ortamdan etkilenmeden, çok hızlı ve neredeyse kayıpsız bir şekilde iletilir. Bu özelliği sayesinde fiber optik teknolojisi, haberleşme ve tıp gibi alanların gelişmesine de yardımcı olmuştur. Kırılmanın bir sonucu olarak cisimler bulundukları konumdan farklı yerde ve biçimde görünebilir. Bardaktaki Kalemin Işığın Kırılması Sonucu Görünümü Günlük yaşantımızda karşılaştığımız içi su dolu bir bardağa konan kaşığın kırıkmış ve akvaryumun içindeki balıkların yüzeye daha yakınmış gibi görünmesinin, su içindeki dalgıcın da uçan kuşu daha uzakmış gibi görmesinin nedeni ışığın hava ve su ortamlarındaki hızlarının aynı olmamasıdır. Serap Olayı Işığın, hem kırıldığı hem de yansıdığı durumlarda oluşabilir. Bunlardan biri de serap olayıdır. Serap olayında ışık, sıcaklıkları farklı ortamlar arasında geçiş yaparken ışığın hızı ve doğrultusu değişir. Bu nedenle de kırılmaya uğrar. Soğuk havanın yoğunluğu sıcak havanın yoğunluğundan büyüktür. Bu nedenle, çöl gibi ortamlarda yüzeye yakın hava ısınır ve ısınmanın etkisiyle genleşen havanın yoğunluğu azalır. Yoğunluğu azalan havanın kırıcılığı da azalır. Soğuk hava içinde bulunan cisimlerden yansıyarak gelen ışınların bir kısmı farklı yoğunluktaki ortamla karşılaşınca yön değiştirir. Serap Olayı Işığın Kırılmasıyla İlgilidir Bir kısmı da sınır açısından büyük bir açıyla geldiği için geldiği ortama geri yansır. Cisimden gözümüze bükülerek gelen ışınlar şekildeki gibi kesikli çizgilerle gösterilen doğrultudan geliyormuş gibi algılanır ve ters olarak görünür. Benzer bir nedenle sıcaklıkları farklı ortamların birleşme noktaları uzaktan su birikintisi gibi görünebilir. Serap olayı okyanuslar üzerinde de görülebilir, ancak çöllerde görülen olaydan biraz farklı olarak gerçekleşir. Okyanuslar geç ısındığı için okyanus üzerindeki hava daha soğuktur. Bu nedenle okyanus yüzeyindeki bir cisimden gözümüze ulaşan ışık ışınları tam yansımaya uğrar, bu nedenle cisim tam yansımaya uğrayan ışınların uzantılarının olduğu yerdeymiş gibi görünür. Kaynak EBA Oluşturulma Tarihi Ağustos 24, 2020 0237Doğadaki en ilginç olaylardan biri ışığın kırılmasıdır. Günlük yaşantımız içerisinde bu duruma birçok defa şahit olmuşuzdur. Şimdi Işığın kırılması ile ilgili bilgileri daha açık öğrenelim ve ışığın ne olduğuna bakalım. İşte 7. sınıf fen bilimleri ışığın kırılması konu ışığın ne olduğunu öğrenelim. Işık bir enerji türüdür. Işık kaynağından çıkan Işık ışınları doğrusal açıda her yöne yayılım göstermektedir. Aynı zamanda en hızlı enerji türüdür. Işıktan daha hızlı giden hiçbir şey yoktur. Ancak Işık madde ile karşı karşıya geldiği zaman kırılma yaşanır. Işığın Kırılması Işığın kırılması birçok farklı madde üzerinde ortaya çıkabilmektedir. Ancak şimdi öncelikle Işığın kırılması nedir bunu öğrenelim. Işığın kırılması Işığın herhangi bir saydam ortamdan diğer ortama geçiş yaparken yön değiştirmesine ışığın kırılması denir. Özellikle ortamın yoğunluğunun farklı olması nedeniyle Işığın kırılması değişkenlik gösterir. Aynı zamanda kırılan ışığın hızı değişir. Yoğunluk arttığı sürece ışığımızı da aynı oranda azalış göstermektedir. Örnek Bir araç kaygan bir yolda dönüş anında bir miktar savrulur. Aynı durum ışık için de geçerlidir. Herhangi bir maddenin içinde geçerken kırılma yaşar ve doğrultusu değişir. Yol üzerindeki araç düz şekildeki derken herhangi bir biçimde savrulmaz. Aynı örnek ışık için de geçerliliğini korur. Yani düz bir nokta da herhangi bir maddeye denk gelmediği sürece Işık doğrultusunu değiştirmeden yoluna devam eder. Işığın Kırılma Kanunları Nedir? Işığın belli başlı bazı kırılma kanunları bulunmaktadır. Yani Işığın kırılması bu kanunlar içerisinde gerçekleşir. Bu kanunların dışarısına asla çıkamaz. - Gelen ışın, normal ve kırılan ışın aynı düzlem içerisinde yer alır. - Işık az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçiş yaparken normale yaklaşır ve yavaşlama gerçekleşir. - Işık çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçiş yaparken normalden uzaklaşır ve hızı artar. - Yüzey olarak normalin üzerinden gelen ışığın kırılma yaşamaz ancak hızında değişiklik olur. Bu kanunlar ile beraber ışığın hızında farklılık yaşanır ya da kırılma ortaya çıkar. Işığın Kırılması ile İlgili Bilinmesi Gereken Kavramlar Işığın kırılması esnasında ortaya çıkan bazı durumlar eşliğinde, bilinmesi gereken bazı kavramlar mevcuttur. Şimdi gelin bu kavramlara beraber bakalım. Normal Gelen ışının yüzeye değdiği nokta içerisinde çizilen dik doğruya normal denir. Gelen ışın Işık kaynağından gelen ışına denir. Kırılan Işın Diğer ortama geçmesi ile beraber ışığın ilerleme doğrultusu. Gelme açısı Gelen ışının normal ile yaptığı açıya gelme açısı denir. Kırılma açısı Kırılmış olan ışının normal ile yaptığı açıya denir. Kırılma Olayının Özellikleri Kırılma olayının belli başlı bazı özellikleri mevcuttur. Yani Işığın kırılması ile ortaya çıkan özellikler de denebilir. - Gelme açısı büyür ise aynı şekilde kırılma açısı da büyür. - Az yoğun ortamdan çok yoğun olan ortama bakıldığı zaman, cisimler olduklarından çok daha yakın görünürler. - Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama bakıldığı zaman, cisimler olduklarından çok daha uzak görünürler. - Işık gerekli koşullar altında geldiği yoldan geri gidebilir. Tersinir. Tam yansıma Işık ışınlarının gelme açısı ele alındığı zaman eğer sınır açısından büyükse, Işık ışınları diğer ortama geçmez ve geri dönüş yaparak geldikleri açı ile beraber yansırlar. Buna da tam yansıma denir. Sınır açısı Işık çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçerken, kırılma açısının 90 derece olduğu durumlar söz konusuyken gelme açısı olarak bilinir. Not Işığın hızı farklı ortamlardan geçerken değişkenlik gösterir. Bu kesinlikle unutulmamalıdır. Özellikle çok yoğun ortamlardan geçerken hız azalır. Işık ışınları saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçerken ışınların bir kısmı yansıyarak geldiği ortama dönerken, bir kısmı da ikinci ortama, doğrultusu ve hızı değişerek geçer. Işığın ikinci ortama geçerken doğrultu değiştirmesine ışığın kırılması denir. Kırılmanın Özellikleri1-Gelen ışın, normal ve kırılan ışın aynı yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçen ışık, normale yaklaşarak kırılır. 3-Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçen ışık, normalden uzaklaşarak üzerinden gelen ışın dik gelen ışın, diğer ortama geçerken kırılmaya uğramaz dik geçer. Camın yoğunluğu > suyun yoğunluğu > havanın yoğunluğu olduğuna göre, bu saydam ortamlardan, diğerine geçişleri inceleyelim Günlük hayatınızda kırılma olayın su dolu bardağa koyduğumuz bir kalemin görüntüsündeki kırılmada net olarak görebiliriz. Beyaz Işığın Renklerine Ayrılması Şekildeki prizmaya gönderilen beyaz ışık renk karışımı olduğundan bu renkler havadan farklı yoğunluğa sahip cam prizmadan geçerken, farklı miktarlarda kırılırlar. En az kırmızı en çok da mor ışın kırılır. Aynı saydam düzleme şekildeki gibi eşit gelme açılarıyla gönderilen kırmızı ve mor ışınlar aynı miktarda kırılmaz, mor daha çok kırıldığı gözlenir. Yani aynı ortam, farklı ışınlar için farklı yoğunluğa sahipmiş gibi davranır. Sınır Açısı Gelme açısı büyüdükçe kırılma açısı da büyür ve ışığın kırılma açısı 90° olduğu andaki gelme açısına sınır açısı denir. Örneğin, sudan havaya gelen ışınlar için sınır açısı 48°, camdan havaya gelen ışınlar için ise 42° ışık ışınları sınır açısından daha büyük açıyla gelirse ikinci ortama geçemez ve geldiği ortama normalle eşit açı yaparak geri döner yani kırılmaya uğramaz, yalnızca yansır. Bu olaya tam yansıma DerinlikBulunduğumuz ortamdan yoğunlukları farklı saydam ortamlardaki cisimlere baktığımızda, bulundukları yerlerden farklı yerlerde görürüz. Mesela akvaryuma üstten bakıldığında balıklar yüzeye çok yakın görülür. Su dolu havuza üstten bakıldığında, havuzun derinliği, olduğundan daha yakın algılanır. Sonuç olarak az yoğun ortamdan çok yoğun ortamdaki cisimlere bakan gözlemciler cismi daha yakında, çok yoğun ortamdan az yoğun ortama bakan gözlemciler ise daha uzakta görür. Gök Kuşağı Nasıl oluşur? Yağmur damlasının içine girince kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renklere ayrışır. Mor renk çemberin içinde kırmızı ise en damlası çocukken oynadığımız misket veya bilye gibi küresel saydam bir şekildedir. Güneş ışığı bu kendi tarafındaki yüzeyinden doğrudan içine girer. İçinde renklere ayrışır ve kürenin arka duvarına vurarak gerisin geriye yansır. Işığın damlanın ön yüzünden değil de arka yüzünden yansımasının nedeni içbükey, dışbükey mercek renkler, içbükey arka yüzden çeşitli açılarda yansımaları sonucu gözümüze sırayla dizili renklerden oluşmuş bir bant şeklinde görünüyorlar. Gökkuşağını görebilmek için Güneş, biz ve yağmur damlaları, muhakkak belirli bir açıda dizilmek zorundayız. Ama daha önemlisi milyonlarca yağmur damlasından yansıyan ışınların gözümüze geliş açıları mutlaka aynı olmalıdır ki biz gökkuşağını damlalarından yansıyan ışınların gözümüzde odaklaşabilmeleri için bir daire şeklinde dizilmiş olmaları gerekir. Aslında o bölgedeki bütün yağmur damlaları gelen ışığı renklere ayrıştırarak yansıtırlar ama sadece bir yarım daire içinde olan yağmur damlalarından yansıyanlar gözümüze de sadece o yağmur damlalarından gözümüze gelen renklerine ayrılmış ışınları görebildiğimizden gökkuşağını da yarım daire şeklinde görürüz. Bazen bir uçaktan veya yüksek bir dağdan baktığımızda gökkuşağını tam daire şeklinde görmemiz de mümkün ne kadar yüksekse gökkuşağı dairesi de o kadar aşağı iner. Bunun içindir ki yedi renkli gökkuşağını sabah ve akşam yağışlarından sonra daha çok fark edilmez ama gökkuşağı daima içice iki halkadan oluşur. İkinci kuşak pek dikkat çekmez. Bir ikinci zayıf kuşağın daha bulunmasının nedeni bazı güneş ışıklarının su damlasının iç yüzeyine bir kez değil iki kez çarpmalarıdır. Böylece parlaklıklarını yitiren ışıklardan oluşan ikinci gökkuşağı zar zor görülür. Birinci kuşakta kırmızı renk şeridin en dışında iken ikinci kuşakta en içtedir. Diğer renklerin sıralamaları da terstir. Gökyüzü Neden Mavidir? Gökyüzünün mavi görünmesinin tek sebebi kırılma hadisesidir. Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacılar tarafından hemen saçılırlar. Fakat kırmız ışık ki en büyük dalga boylu ışıktır! saçılmak için daha büyük parçacıklara çarpmak zorundadır. Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep Neden mavidir? Su renksiz ve saydam ve bir sıvıdır. Ancak beyaz renkteki bir küvete veya havuza doldurulan suyun aldığı renkten de görüldüğü gibi, kalın tabakalar halinde yeşil-mavi bir renk mavi renginin sebebi, gökyüzünün renginin mavi olmasıyla aynıdır ama sanıldığı gibi gökyüzünün maviliğini yansıttığı için deniz mavi renkte görülmez. Aslında atmosferde mevcut, azot, oksijen, karbondioksit gibi bütün gazlar deniz suyunda da bol miktarda suyunun rengi su moleküllerinin ışığı emiş ve yansıtış özelliklerine bağlıdır. Beyaz ışık dediğimiz güneş ışığında bütün renkler vardır. Deniz suyu molekülleri aynen atmosferde olduğu gibi, bu ışığın dağılımındaki kırmızı tarafındakileri emerler, mor tarafındakileri yansıtırlar. Deniz de bu nedenle mavi renkte var ki denizin rengi her yerde aynı değildir. Çeşitli yerlerde parlak mavi, koyu mavi, yeşil, turkuvaz hatta kırmızımsı renkler alır. Bu farklılıkları suyun sıcaklığı, derinliği, içinde yaşayan canlılar, dip tabiatı, tuz oranı gibi etkenler yaratırlar. Burada güneş ışığının atmosferde, bulutlarda tutulan miktarı da ışığının neredeyse yarısı suyun bir metre derinliğinde soğurulmuş olur. On bir metreye varıldığında ise sadece onda birinin bu derinliğe ulaşabildiği görülür. 500 metreden sonra sadece fosforlu organizmaların biraz aydınlattıkları, mutlak karanlık hüküm sürer. Bu nedenle denizin renginde derinlik de önemli bir faktördür. Işığın Kırılması ve Mercekler Konu Anlatımı​ IŞIĞIN KIRILMASI Yoğunlukları farklı saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama, dik olmayan bir açıyla gelen ışık demetinin bir kısmı bu iki ortamı ayıran yüzey üzerinde yansır. Bir kısmı da doğrultusunu değiştirerek diğer ortama geçer. Bu durumdaki ışık ışınları kırılmış gibi görülür. Işığın saydam bir ortamdan diğer saydam ortama geçerken doğrultu değiştirmesine ışığın kırılması denir. Işığın kırılabilmesi üç şarta bağlıdır Işık, saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçmelidir. Işığın geçiş yaptığı ortamların yoğunlukları birbirinden farklı olmalıdır. Işık bir ortamdan diğer ortamın yüzeyine dik olmayan bir açı ile gelmelidir. Akvaryumda balıkların olduğundan büyük ve yakın görünmesi, deniz içerisinde yer alan çakıl taşlarının çok yakınmış gibi algılanması ve su bardağının içerisindeki kalemin kırıkmış gibi görünmesi örneklerinde sıvı ve hava ortamlarının yoğunlukları farklı olduğu için ışık kırılır. Serap olayı ve asfaltta su birikintisi varmış gibi görülme olayı sıcak ve soğuk hava arasındaki yoğunluk farkından kaynaklanır. Asfalta yakın olan hava daha sıcak olur. Isınan havanın yoğunluğu azalır. Bu sayede oluşan yoğunluk farkı ışığın kırılmasına yol açar. Kırılan Işığın Özellikleri Ekli dosyayı görüntüle 94 Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi 1. ortamdan 2. ortama geçen ışık ışını kırılmaya uğramıştır. Burada bu iki ortam arasındaki kırıcılığı belirlemek için kırılmanın olduğu ve iki ortamı dik kesen bir çizgi çizilir buna yüzeyin normali denir ve kısaca "N" harfi ile gösterilir. Işığın geliş doğrultusu ile yüzey normali arasındaki açıya gelme açısı, ikinci ortama geçen ışığın doğrultusu ile yüzey normali arasındaki açıya ise kırılma açısı denir. Işık ışınları; az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçerken normale yaklaşarak kırılırlarken, çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçerken normalden uzaklaşarak kırılırlar. Yukarıda 1. ortamdan 2. ortama geçen ışık ışını yüzey normaline yaklaşarak kırıldığından 1. ortamın 2. ortama göre daha az yoğunluğa sahip olduğu söylenebilir. Şimdi de ışığın kırılma ortamlarını somutlaştırarak örnekleyelim. Örneğin, suyun yoğunluğu havanın yoğunluğundan fazladır. Bu nedenle su ortamından hava ortamına giren ışık ışını normalden uzaklaşarak kırılır. Bu durumu aşağıdaki gibi görselleştirecek olursak; Ekli dosyayı görüntüle 95 Yukarıdaki şekilde bir ışık kaynağından yayılan ışık ışınları, çok yoğun bir ortamdan su, az yoğun bir ortama hava geçerken normalden uzaklaşarak kırılmıştır. Yine şekilde görüldüğü gibi gelme açısı büyüdükçe kırılma açısı da büyür. Ancak 4 numaralı ışık ışını gibi ortamlara bağlı olarak belirli bir gelme açısında gelen ışık ışını, yüzeye paralel olarak gidecek şekilde kırılır. Bu andaki gelme açısına sınır açısı denir. Sınır açısından daha büyük değerde gelme açısına sahip ışık ışınları 5 numaralı ışık ışını gibi kırılmadan geri yansır. Bu olaya tam yansıma denir. MERCEKLER Işığın farklı ortamlardan geçerken yön ve doğrultu değiştirmesinden yararlanmak amacıyla yapılan araçlara mercek denir. Kenarları, ortasına göre daha ince olan merceklere ince kenarlı mercekler; kenarları, ortasına göre kalın olan merceklere kalın kenarlı mercekler denir. Ekli dosyayı görüntüle 96 Ekli dosyayı görüntüle 98 İnce kenarlı merceklerde asal eksene paralel bir şekilde gelen ışınlar asal eksen üzerinde bir noktada kesişecek şekilde kırılır. Bu noktaya merceğin odak noktası denir. Odak noktası birçok ışının kesiştiği bir nokta olduğu için ışığın enerjisi bu noktada toplanır ve sıcaklığı artırır. İnce kenarlı bir mercekle kâğıt, tahta gibi cisimleri yakabilirsiniz. Aynı durum doğada kendiliğinden oluşursa orman yangınına sebep olabilir. Ormanlık alana bırakılan cam şişeler ve parçaları ya da içinde su bulunan pet şişeler, ince kenarlı bir mercek gibi davranarak etraftaki kuru yaprak ve otların tutuşmasına sebep olmaktadır. Kalın kenarlı merceklerde ise asal eksene paralel gelen ışınlar, ince kenarlı merceğin aksine dağılarak kırılır. Kırılan ışınların uzantılarını çizdiğimizde asal eksen üzerinde bir noktada kesiştikleri görülecektir. Bu nokta, kalın kenarlı merceğin odak noktasıdır. Merceklerin Kullanım Alanları Mercekler, büyültme ve küçültme özelliklerinden yararlanılarak günlük hayatımızda birçok yerde kullanılmaktadırlar. Mikroskop, dürbün, teleskop, gözlük, fotoğraf makinesi ve büyüteç gibi cisimlerde mercekler bulunmaktadır.

ışığın kırılması ve mercekler konu anlatımı